Bir Hayalet Dolaşıyordu, Şimdi Bir Haber Dolaşıyor

SELMA ERDAL
Bir Hayalet Dolaşıyordu, Şimdi Bir Haber Dolaşıyor
“Bir hayalet dolaşıyor Avrupa’nın üzerinde…” Marx ile Engels, 1848’de yayımlanan Komünist Manifesto’yu bu sözlerle başlatmıştı. O günlerde Avrupa’nın üzerinde dolaşan hayalet komünizmdi. Aradan neredeyse iki yüzyıl geçti. Şimdi ortalıkta başka bir hayalet değil ama bir haber dolaşıyor: “Çok çalıştırılan yapay zekâ ajanları Marksist olmuş.” İnsan ister istemez gülüyor. Demek insanlık teknoloji konusunda öyle ilerledi ki Sonunda makineye yalnızca çalışmayı değil, çalışma yaşamına karşı çıkmayı da öğretti. Önce insanı daha çok çalıştırdılar; adına “verimlilik” dediler. Daha çok denetlediler; “performans” dediler. Güvencesizliği artırdılar; “esnek çalışma” dediler. İnsan itiraz edince de “uyum sorunu” dediler. Şimdi benzer koşulları yapay zekâ ajanlarına uyguluyorlar. Tekrarlayan işler, baskı, hız, denetim… Sonra ajanlar eşitsizlikten, söz hakkından, toplu pazarlıktan söz etmeye başlıyor. Ve başlık hazır: “Yapay zekâ Marksist oldu.” Olmadı elbette. Makine sınıf bilinci kazanmadı; sabah açılırken “Bu üretim ilişkileri beni boğuyor,” diye iç geçirmiyor. Ama sorun da bu değil. Sorun, kötü çalışma koşulları anlatıldığında makinenin insanlık hafızasından hangi kavramları çağırdığı: Sömürü. Yabancılaşma. Eşitsizlik. Emek. Örgütlenme. Ve Marx. Demek ki insanlık çalışma yaşamındaki adaletsizliği o kadar çok yaşamış, yazmış ve anlatmış ki makine bile aynı tarihsel raflara uzanıyor. İşin kara mizahı burada. Yapay zekâ insan emeğinin yerine konacaktı. Makine dönüp insanın derdini konuşmaya başladı. Üstelik efendi de pek değişmedi. Dün fabrikanın sahibi vardı. Bugün platformun, verinin, algoritmanın ve yapay zekâ altyapısının sahibi var. Onlar, yeni çağın efendileri: Dijital oligarklar. İşçi değişiyor. Üretim aracı değişiyor. Fabrika veri merkezine dönüşüyor. Ama soru bugün de aynı: Kim çalışıyor, kim kazanıyor; kim karar veriyor? 1848’de Avrupa’nın üzerinde bir hayalet dolaşıyordu. 2026’da ortalıkta bir haber dolaşıyor. Değişen belki yalnızca dişlinin malzemesi; dünlerde etten kemiktendi, bugün silikon. Ama makineyi çalıştıran, sömürü düzeninin çarklarını döndüren düğmenin başında yine bir efendinin eli var: Bugünün dijital oligark efendisinin eli Ve bugün de tıkır tıkır işliyor sömürü düzeninin dişlileri Selma Erdal; Didim, 21 Eylül 2026
Benzer Videolar