Peygamber Efendimizin Aşure Günü ve Orucu ile İlgili Hadisleri
İslam geleneğinde ve hadis kaynaklarında Muharrem ayının onuncu günü olan Aşure Günü ve bu günde tutulan oruç büyük bir önem taşır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Aşure gününde oruç tutmayı teşvik etmiş, bu günün bereketi ve fazileti hakkında Müslümanlara yol göstermiştir.
Aşure Günü Orucu ve Fazileti
Aşure gününde oruç tutmak sünnettir. Hz. Peygamber (s.a.v.), Ramazan orucu farz kılınmadan önce Aşure orucunu tutmuş ve sahabelerine de tavsiye etmiştir.
-
Bir Yıllık Günahlara Kefaret:
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:
"Aşure günü orucunun, bir önceki yılın günahlarına kefaret olacağını Allah'tan ümit ederim." (Müslim, Sıyâm 196; Tirmizî, Savm 48)
-
Yahudilere Muhalefet Etme Sünneti:
Aşure gününün Yahudiler tarafından da tazim edildiğini öğrenen Hz. Peygamber (s.a.v.), Müslümanların ibadetlerde farklılaşması adına şöyle buyurmuştur:
"Aşure günü oruç tutun; ancak Yahudilere muhalefet edin. Orucu Aşure gününden bir gün önce veya bir gün sonra da tutarak (iki güne) tamamlayın." (Ahmad b. Hanbel, Müsned, I, 241)
Aşure Gününün Anlamı ve Müminlere Tavsiyeler
Aşure günü, tarih boyunca pek çok peygamberin sıkıntıdan kurtulduğu, lütuf ve rahmete mazhar olduğu mübarek bir zaman dilimidir.
-
Paylaşma ve İftar Ettirme Sevabı:
İslam dininde oruçluya ikramda bulunmak ve iftar ettirmek genel olarak büyük bir sevaptır. Nitekim Hadis-i Şerif'te belirtildiği üzere:
"Kim bir oruçluyu iftar ettirirse, oruçlunun alacağı sevap kadar sevap kazanır. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez." (Tirmizî, Savm 82)
-
İbadet ve Dualarla Değerlendirme:
Aşure gününü ihya ederken oruç tutmanın yanı sıra İhlas Suresi gibi duaları okumak, sadaka vermek, akraba ziyaretlerinde bulunmak (sıla-i rahim) ve muhtaçlara yardım etmek tavsiye edilen güzel amellerdendir.