İyi Niyet Hakkında Ayetler ve Hadis-i Şerifler: İhlasın Önemi
İslam dininde amellerin kabulü, kalpte taşınan samimiyete ve ihlasa bağlıdır. İnsanların dış görünüşü, ibadetlerin niceliği veya yapılan harcamalar ancak iyi niyetle bütünleştiğinde Allah katında değer kazanır. Kur'an-ı Kerim ayetleri ve sahih iyi niyet için hadis-i şerif kaynakları, niyetin kul ile Yaradan arasındaki ilişkide belirleyici ana unsur olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Kur'an-ı Kerim'de Niyet, Samimiyet ve İhlas
Yüce Allah, ibadetlerin ve kulluk görevlerinin yalnızca Kendi rızası için yapılmasını emretmektedir. Kalpteki niyetin gizli ya da açık olması Allah katında eşittir:
-
İbadette Samimiyet: "Halbuki onlara, şirkten uzak olarak yalnız Allah’a ibadet etmeleri, namazı hakkıyla eda etmeleri, zekatı vermeleri emredilmişti. İşte sağlam, dosdoğru din budur." (Beyyine Suresi, 98/5)
-
Kalplerdeki Takva: "Kurbanlıkların ne etleri ne de kanları asla Allah’a ulaşacak değildir. Lakin O’na ulaşan tek şey kalplerinizde beslediğiniz takvadır, Allah saygısıdır." (Hac Suresi, 22/37)
-
Gizli ve Açık Her Şeyi Bilen: "De ki: İçinizdekini gizleseniz de açıklasanız da mutlaka Allah onu bilir. Bütün göklerde ve yerde olanları da bilir. Allah her şeye kadirdir." (Âl-i İmran Suresi, 3/29)
İyi Niyet ve Ameller Hakkında Sahih Hadis-i Şerifler
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), müminlerin günlük hayatındaki davranışlarından ibadetlerine, savaş durumundan ailevi harcamalarına kadar her şeyin niyet ölçüsüne göre tartılacağını bildirmiştir.
1. Ameller Niyetlere Göredir
Hz. Ömer (r.a.) naklediyor: Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Ameller ancak niyetlere göredir; herkesin niyeti ne ise eline geçecek odur. Kimin hicreti Allah ve Resulü için ise onun hicreti Allah ve Resulü'nedir. Kimin hicreti de elde etmeyi umduğu bir dünyalık veya nikahlanmak istediği bir kadın için ise onun hicreti de hedeflediği şeydir." (Buhari, İman 41; Müslim, İmare 155)
2. Allah Kalplerinize ve Niyetlerinize Bakar
Ebu Hüreyre (r.a.) anlatıyor: Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurdu:
"Allah sizin suret, şekil ve dış görünüşlerinize değil; kalplerinize ve niyetlerinize bakar." (Müslim, Birr 33)
3. Engellere Rağmen Sevaba Ortak Olmak
Câbir b. Abdullah (r.a.) bildiriyor: Bir gazvede Resulullah (s.a.v.) ile beraberken şöyle buyurdular:
"Medine’de geride kalan öyle kimseler var ki, siz hangi yolu geçseniz, hangi vadiyi aşsanız onlar da niyetleri sebebiyle sizinle birlikte gibidirler. Onları sizinle birlikte olmaktan hastalıkları alıkoymuştur. Başka bir rivayete göre: Sizler gibi sevaba ortak olurlar." (Müslim, İmare 159)
4. Allah Rızası İçin Yapılan Harcamalar
Sa'd b. Ebi Vakkas (r.a.), Veda Haccı sırasında hastalandığında Hz. Peygamber'in kendisine yaptığı tavsiyeyi anlatır:
"Allah rızasını düşünerek yaptığın harcamalara, hatta yemek yerken eşinin ağzına koyduğun lokmalara varıncaya kadar hepsinin mükafatını alacaksın. Sen Allah rızası için güzel işler yaparak yükseleceksin." (Buhari, Vesaya 2; Müslim, Vasiyyet 5)
5. Mahşerde Niyetlerine Göre Diriltilmek
Hz. Aişe (r.a.) naklediyor: Hz. Peygamber, Kabe'ye saldırmak isterken yere batırılacak bir ordudan bahsettiğinde Hz. Aişe'nin içlerindeki masumların durumunu sorması üzerine şöyle buyurmuştur:
"Onların hepsi birden helak olup yere batırılacaklar. Sonra mahşerde niyetlerine göre diriltileceklerdir." (Buhari, Hac 49; Müslim, Fiten 4)
6. Hakiki Allah Yolunda Olmanın Ölçüsü
Ebu Musa el-Eş'arî (r.a.) anlatıyor: Resulullah’a cesaret göstermek, ırkını korumak veya şöhret kazanmak için savaşanların hangisinin Allah yolunda olduğu sorulduğunda Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu:
"Kim Allah’ın adını yüceltmek istikametinde mücadele ediyorsa, işte o Allah yolundadır." (Buhari, İlim 45; Müslim, İmare 150)
7. Hicretten Sonra Niyet ve Cihad
Hz. Aişe (r.a.) naklediyor: Resul-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurdu:
"Mekke fethinden sonra artık hicret yok; fakat cihad ve niyet vardır. O halde bu uğurda göreve çağrıldığınızda hiç tereddüt etmeden gerekeni yapın." (Buhari, Cihad 1; Müslim, Hac 445)