GÖNLÜMÜZDEKİ ELBETTE TERÖRSÜZ BİR TÜRKİYE, AMA ŞEHİT VE GAZİ AİLELERİ DE İNCİNMEMELİ.

İSMAİL KÜÇÜKÖZEN KozanBilgi.Net  Haber Müdürü Türkiye Gazi Ve Şehit Aileleri Vakfı Adana İl Başkan Yardımcısı

GÖNLÜMÜZDEKİ ELBETTE TERÖRSÜZ BİR TÜRKİYE, AMA ŞEHİT VE GAZİ AİLELERİ DE İNCİNMEMELİ.
Beyler kimse terörlü bir TÜRKİYE istemiyor, Elbette terörsüz bir TÜRKİYE’Yİ Yüreğimizin Taaa en uç köşesinde hissediyoruz ve gönülden istiyoruz. Bizim arzu etmediğimiz konum bu VATAN için Canını vücutlarının her bir parçasını seve seve veren GAZİ ve ŞEHİTLERE ve Yakınlarına yapılan yanlış muameledir. Ülkenin birlik ve beraberliğe ihtiyacının olduğu şu günlerde böyle bir muamelenin TBMM deki yetkililerinin böyle bir hareket yapmalarına yüreği yanmış evlat acısıyla kıvranan bu GAZİ ve ŞEHİT AİLELERİNE bunun yapılması onların incinmesine gerek varmıydı? Gelelim haklarını aramak ve seslerini yetkililere duyurabilmek için yer olan, Ankara’nın kalbi Güvenpark, tarihin pek çok hak arayışına, toplumsal hafızanın en keskin anlarına bir sefer daha şahitlik etmiştir. Ancak son on beş gündür bu meydandan yükselen ses, diğerlerinden çok farklı, çok daha derin bir anlam taşıyor. Bu ses; bu vatanın bölünmez bütünlüğü, bayrağın dalgalanması için en değerli varlıklarını, evlatlarını, eşlerini, bedenlerinin bir parçasını feda etmiş olan ŞEHİT ve GAZİ AİLELERİNİN feryadıdır.Ve hemen belirteyim Bingöl de 33 ŞEHİTİMİZİN olduğu baskında gazi olan ve Güven parkta nöbette fenalaşarak evine kaldırıldığında rahmetli olan GAZİ Erdal ÖZDEMİR e de Allahtan rahmet diliyorum.Aynı baskında GAZİ olan GAZİ ve ŞEHİT AİLELERİ ADANA İL BAŞKAN Yard. GAZİ Erkan OMAY beyde rahmetlinin definin de yanında bulundu . Onlar, kesinlikle ayrıcalık peşinde değillerdi. Tek istedikleri, yıllardır yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesi, hak ettikleri saygının ve hukuki güvencenin sağlanması hepsi o kadar. Bu amaçla hazırlanan 12 maddelik yasa tasarısının Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) görüşmelerini yerinde takip etmek, milletin iradesinin tecelli ettiği o kutlu çatı altında kendi kaderlerine dair sözleri ilk ağızdan duymak istediler. Ancak o gün Meclis kapılarında yaşanan manzara, bu vatanın en masum ve en haklı insanlarını bir kez daha derinden yaraladı. Meclis’in misafir locasına girmek isteyen ŞEHİT ve GAZİ AİLELERİ, yetkililerin engeliyle karşılaştı. Kapılar yüzlerine kapatıldı, seslerini duyurma çabaları görmezden gelindi.Daha da acısı, bu kararın ardından yaşananlar oldu. Devletin en yüce temsil makamı ile bu VATAN için canını verenlerin geride bıraktığı yadigârlar karşı karşıya getirildi. Yıllardır bu ülkenin huzuru için gece gündüz demeden görev yapan polislerimizle, ŞEHİT ve GAZİ AİLELERİMİZ maalesef karşı karşıya bırakıldı. Bu tablo, sadece tarafları değil, ekran başında bu manzarayı izleyen tüm vicdan sahibi vatandaşların, ASİL TÜRK MİLLETİNİN yüreğini sızlattı. ŞEHİT Anasının, GAZİ Babasının ya da eşinin karşılaştığı bu muamele, ne vicdana sığar ne de hukuka. O polisler bu vatanın evladıysa, o kapının önünde bekleyenler de o vatanın en mukaddes emanetleridir evlatlarıdır. Bu iki grubu karşı karşıya getiren irade, derin bir idari ve vicdani zafiyetle maluldür. O zaman Meclis kapıları kimlere açık olmalı? Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletin evidir. "Egemenlik kayıtsız şartsız MİLLETİNDİR" diyen bir anayasanın kalbinde yer alan bu meclis, kapılarını bu VATAN uğruna canını verenlerin yakınlarına kapatıyorsa, burada durup ciddi bir düşünüp sonrada muhasebe yapmak zorundayız. Bakın beyler ŞEHİT ve GAZİ AİLELERİ lütuf istemiyor, Onların talebi sadaka değil, hak, adalet, saygı ve vefadır. Belki bilmeyen olabilir ama 12 maddelik yasa tasarısı hayati önem taşıyor, Bu tasarı, onların yaşadığı ekonomik ve sosyal çıkmazları çözmek, hayat standartlarını insani seviyelere taşımak için bir umut ışığıdır. Bu ışığı söndürmek, bu insanlara yapılacak en büyük haksızlıktır. Unutmayın ki Vefa, devlette sürekliliktir, Bir devletin büyüklüğü, ŞEHİTİNE ve GAZİSİNE gösterdiği sadakat ve değerle ölçülür. O kapıların açılmaması, sadece bir protokol kuralı değil, toplumsal vicdanda açılan derin bir yaradır. Bugün düşmemiz gereken nokta, Vicdanların sesi dinlenmelidir. Bu kahraman vatan evlatlarını yalnızlaştırmak değil, kucaklamaktır. Güvenpark’ta başlayan o onurlu nöbet ve Meclis kapılarında dökülen gözyaşları, tüm siyasilerin, bürokratların ve yetkililerin önünde birer sorumluluk belgesi olarak durmaktadır. ŞEHİT AİLELERİNİ ve GAZİLERİMİZİ ve AİLELERİNİ üzen, onları bu devletin kolluk kuvvetleriyle karşı karşıya getiren bu yanlıştan derhal dönülmelidir. Meclis, MİLLETİN asıl sahiplerine, yani bu vatan için bedel ödeyenlere ardına kadar açılmalıdır. Çünkü unutulmamalıdır ki; ŞEHİTİNE, GAZİLERİNE ve AİLELERİNE sahip çıkmayan bir MİLLET, geleceğine de güvenle bakamaz. O kahramanların yüreğindeki kırgınlığı gidermek, sadece bir yasa tasarısını geçirmekle değil; onlara gösterilecek samimi bir özür, hakiki bir kucaklaşma ve derin bir saygı ile mümkündür. Vatanın asıl sahiplerine kulak verin; çünkü o ses, bu toprakların ortak vicdanının sesidir. Yazımın başında belirttiğimi yine sonunda da belirteyim, Bizler terörsüz bir TÜRKİYE elbette istiyoruz ve başka bir TÜRKİYE yok. Bizim ihtirazımız ŞEHİT ve GAZİ AİLELERİNE Yapılan bu muamele ve onların incinmelerine. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE. Sevgiyi ve saygıyı hak edenleri en KEMALİ duygularımla selam ve muhabbetlerimi sunuyorum kalın sağlıcakla…
Benzer Videolar