Feth-i Mûsulî’nin Hayatı ve Tasavvufî Hikmetleri
Musul âlimlerinden ve zühd devri evliyasından olan Feth-i Mûsulî (Ebû Muhammed Feth bin Saîd el-Mûsulî, ö. 835), Bişr-i Hafî’nin yakın dostu ve dönemin önde gelen zâhidlerindendir. Nefis mücadelesi, ihlası, hüzün hali ve haramlardan titizlikle kaçınmasıyla tanınır.
Hayatı ve Öne Çıkan Menkıbeleri
-
Gözyaşı ve İhlas: Günahlarını hatırladıkça sürekli ağlayan Feth-i Mûsulî, gözyaşlarının dahi bir gösterişe veya ihlassızlığa dönüşmesinden endişe edecek kadar yüksek bir takva anlayışına sahipti.
-
Gizlilik ve Tevazu: Kendisini halktan gizlemek amacıyla yanında tüccar gibi anahtar destesi taşıyarak dikkat çekmekten kaçınmış; dünyadan tam anlamıyla el çekmesi devrin âlimleri tarafından en büyük ilim kabul edilmiştir.
-
Sıdk ve Tevekkül: "Sıdk nedir?" sorusuna, kızgın demiri ocaktan eliyle çıkararak gösterdiği hal ile cevap vermiştir. Dostu Bişr-i Hafî'nin evinde artan yemekleri yanına alarak, tevekkülü tam olan bir kimse için gıda saklamanın bir sakıncası olmadığını pratik olarak göstermiştir.
-
Kutsal Yolculukta Küçük Çocukla Karşılaşması: Hacca giderken yolda karşılaştığı küçük bir çocuğun azıksız ve yaya olarak Allah'ın davetine icabet etme kararlılığını görmüş; Kâbe'de tekrar karşılaştıklarında çocuğun teslimiyetindeki hakikati müşahede etmiştir.
Hikmetli Sözleri
Feth-i Mûsulî, kalbin manevi sıhhati ve marifetullah üzerine kıymetli öğütler bırakmıştır:
-
"Yemek yemekten ve ilaçtan kesilen hasta misali; ilim ve hikmetten mahrum kalan kalp de ölüme mahkûmdur."
-
"Kendi arzularından ziyade Allahü teâlâyı isteyenin kalbinde Allah sevgisi doğar."
-
"Konuşunca Allahü teâlâdan konuşanlar, amel edince Allah için amel edenler, bir şey isteyince de Allahü teâlâdan isteyenler gerçek marifet sahipleridir."