Doğru Sözlü ve Dürüst Olmak İle İlgili Hadisler ve Ayetler
İslam ahlakının temelini doğruluk (sıdk) ve dürüstlük oluşturur. Dilde doğruluk, kalpte samimiyet ve amellerde sadakat; insanı hem dünyada huzura hem de ahirette yüksek derecelere ulaştıran en erdemli niteliktir. Kur'an-ı Kerim ve Hadis-i Şerifler, Müslümanların her koşulda doğru sözlü ve dürüst olmalarını emretmektedir.
Kur'an-ı Kerim'de Doğruluk ve Sadakat
Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim'de sadıklarla beraber olmayı ve sözde durmayı emrederek müminlerin sıfatlarını şöyle beyan buyurur:
"Ey iman edenler! Allah’ın emirlerine karşı gelmekten sakının ve sadakatli (doğru) insanlarla beraber olun." (Tevbe Suresi, 9/119)
"Onlara düşen; itaat etmek ve tatlı söz söylemektir. İş ciddiye bindiğinde, Allah’a verdikleri sözde dursalardı, kendileri için elbette daha hayırlı olurdu." (Muhammed Suresi, 47/21)
Ahzâb Suresi'nde ise doğruluk ve samimiyet sergileyen erkek ve kadınlara büyük bir mükafat hazırlandığı müjdelenmektedir:
"Allah’a teslim olan erkekler ve teslim olan kadınlar, iman eden erkekler ve iman eden kadınlar, taate devam eden erkekler ve taate devam eden kadınlar, sadık (doğru) erkekler ve sadık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazi erkekler ve mütevazi kadınlar, hayır yolunda infak eden erkekler ve infak eden kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve çok zikreden kadınlar var ya; işte Allah onlar için bir mağfiret ve büyük bir mükafat hazırlamıştır." (Ahzâb Suresi, 33/35)
Dürüstlük ve Doğru Söz Hakkında Hadis-i Şerifler
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), doğruluk ve dürüstlüğün insan ruhu üzerindeki olumlu etkisini ve yalancılığın felaketini şu mübarek sözleriyle açıklıkla dile getirmiştir:
1. Doğruluk İyiliğe, İyilik Cennete Götürür
Abdullah b. Mes'ûd'dan (r.a.) nakledildiğine göre Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Şüphesiz doğruluk iyiliğe (birr), iyilik de Cennet'e götürür. İnsan doğru söyleye söyleye, doğruluk ve dürüstlüğü araştıra araştıra Allah katında 'sıddîk' (çok doğru kimse) olarak yazılır. Yalan ise kötülüğe (fücûr), kötülük de Cehennem'e götürür. İnsan yalan söyleye söyleye, yalanı araştıra araştıra Allah katında 'kezzâb' (çok yalancı kimse) olarak yazılır." (Buhârî, Edebi 69; Müslim, Birr 105)
2. Doğruluk Huzur, Yalan Şüphe Verir
Hz. Ali'nin torunu Hasan b. Ali (r.a.) demiştir ki: "Dedem Resûlullah'tan (s.a.v.) şu nasihati ezberledim:"
"Seni şüpheye düşüren şeyi bırak, şüphe vermeyene yönel. Şüphesiz ki doğruluk gönül rahatlığı (itminan) sağlar, yalan ise insanı şüphe ve tereddüt içinde bırakır." (Tirmizî, Kıyamet 60; Nesâî, Eşribe 50)
3. Niyette Sadakat ve Samimiyetin Derecesi
Sehl b. Hüneyf'ten (r.a.) nakledildiğine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v.) niyet ve sadakatin önemini şöyle haber vermiştir:
"Şehit olmayı Allah'tan samimiyet ve sadakatle isteyen kimseyi Allah, yatağında ölse bile şehitler mertebesine ulaştırır." (Müslim, İmâre 157; Tirmizî, Fezâilü'l-Cihâd 19)