Başörtüsü ve Tesettür ile İlgili Ayetler ve Hadisler
İslam dininde kılık, kıyafet ve tesettür esasları Kur'an-ı Kerim ayetleri ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.) hadis-i şerifleri ile net bir biçimde belirlenmiştir. İslam alimleri, ilgili naslar ışığında tesettürün sınırlarını ve şartlarını ayrıntılı şekilde açıklamışlardır.
Tesettürle İlgili Ayet-i Kerimeler
İslam'da örtünme emrinin sınırlarını ve detaylarını belirleyen temel ayetler şunlardır:
-
Ahzâb Suresi, 59. Ayet:
“Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok bağışlayıcı ve çok esirgeyicidir.”
-
Nûr Suresi, 31. Ayet:
“Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Ziynet yerlerini açmasınlar; bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Başörtülerini yakalarının üstüne koysunlar. Ziynet yerlerini kendi kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kendi erkek kardeşlerinden, kendi kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından, kölelerinden, erkeklik duygusu kalmayan hizmetçilerden veya henüz kadınların gizli yerlerine muttali olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizleyecekleri ziynetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allah’a tövbe edin ki korktuğunuzdan emin, umduğunuza nail olasınız.”
-
Nûr Suresi, 60. Ayet:
“Evlenme ümidi kalmamış yaşlı kadınların, ziynet yerlerini erkeklere göstermemek şartıyla dış elbiselerini bırakmalarında onlar için bir günah yoktur. Bununla birlikte yine de sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır.”
Tesettürle İlgili Hadis-i Şerifler
Hz. Peygamber (s.a.v.), giysinin inceliği, darlığı ve örtünme biçimine dair kriterleri çeşitli rivayetlerde beyan etmiştir:
-
Yüz ve Ellerin Dışında Örtünme Sınırı: Hz. Âişe (r.anha)’den rivayet edildiğine göre, Hz. Ebû Bekir’in kızı Esmâ ince bir elbise ile Resulullah’ın (s.a.v.) huzuruna girmişti. Resulullah (s.a.v.) ondan yüz çevirdi ve şöyle buyurdu:
“Ey Esmâ! Şüphesiz kadın erginlik çağına ulaşınca, onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir.” (Peygamberimiz bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmiştir - Ebû Davûd, Libâs, 31).
-
Elbisenin Vücut Hatlarını Belli Etmemesi: Usâme b. Zeyd (r.a.) anlatıyor: Resulullah (s.a.v.), Dihyetü'l-Kelbî'nin kendisine hediye ettiği sık dokunmuş Mısır kumaşı bir elbiseyi bana giydirdi, ben de onu hanımıma giydirdim. Resulullah (s.a.v.) sordu: “Mısır kumaşı elbiseyi neden giymiyorsun?” “Ey Allah’ın Resulü, onu hanımıma giydirdim” dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu:
“Altına pijama türünden bir şey giymesini emret. Çünkü ben o elbisenin kemiklerinin hacmini belli etmesinden korkuyorum.” (Ahmed b. Hanbel)
-
Şeffaf ve Dar Giysiler Hakkında Uyarı: Ebû Hüreyre’den (r.a.) nakledildiğine göre Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Ateşlik iki sınıf insan vardır ki ben onları henüz görmedim... Biri de giyinik olduğu halde çıplak olan (şeffaf/dar giyinen), görenleri yoldan saptıran ve kendileri de haktan sapan kadınlar topluluğudur. Başları deve hörgücü gibidir. Bunlar cennete giremezler, kokusunu bile alamazlar.” (Müslim, Libâs, 125)
-
Karşı Cinse Benzeme Yasağı: İbn Abbas’tan (r.anhümâ) rivayetle:
“Resulullah (s.a.v.), kadınlardan erkeklere benzeyenlere, erkeklerden de kadınlara benzeyenlere lanet etti.” (Buhâri, Libâs, 61)
-
İbadette Başörtüsü Şartı: Hz. Âişe’den (r.anha) rivayetle:
“Allah Teâlâ ergin kadının namazını başörtüsüz kabul etmez.” (İbn Mâce, Tahâre, 132; Tirmizî, Salât, 160)
-
Kadının Mahremiyeti:
“Kadın örtülmesi gereken avrettir. Dışarı çıktığı zaman şeytan ona gözünü diker.” (Tirmizî, Radâ, 18)
İlk Başörtüsü Uygulaması ve Sahabe Hanımların Tutumu
Hz. Âişe (r.anha), Nûr Suresi 31. ayetinin nüzulünden sonra Ensar ve Muhacir kadınlarının gösterdiği hassasiyeti şu sözlerle aktarmaktadır:
“Allah ilk muhacir kadınlara rahmet etsin; 'Başörtülerini yakalarının üstüne taksınlar...' ayeti inince etek kumaşlarını bölüp bunlardan hemen başörtüsü yaptılar. Ertesi sabah Hz. Peygamber’in arkasında başörtüleriyle sabah namazına durdular.” (Buhârî, Tefsîr, 24/12)
Alkame bin Ebi Alkame’nin aktardığına göre, Hafsa bint Abdurrahman ince bir başörtüsüyle Hz. Âişe’nin huzuruna girdiğinde, Hz. Âişe örtüyü alıp ikiye katlayarak kalınlaştırmış ve örtünmede kumaşın şeffaf olmaması gerektiğini göstermiştir (Muvattâ, Libâs, 4).