Dijitalin Hamalları mı, Haberin Öncüleri mi?

TÜRKEŞ  MANGA KozanBilgi.Net İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni

Dijitalin Hamalları mı, Haberin Öncüleri mi?
Günümüzde bir olay gerçekleştiğinde hangimiz ertesi günkü gazeteyi bekliyoruz? Cebimizdeki telefon titrediği an, bir internet gazetesinin son dakika bildirimiyle dünyadan haberdar oluyoruz. Resmi kurumlar, belediyeler, valilikler; en "acil" duyurularını, en "fiyakalı" icraatlarını önce internet basınına servis ediyorlar. Çünkü biliyorlar ki; internet gazetesi demek, halka doğrudan ve anında ulaşmak demek. Peki, bu hıza ve emeğe karşılık internet gazetecisi ne alıyor? Koca bir "teşekkür" bile çok görülüyor. Habere Var, İlana Yok! İşin mutfağına baktığımızda tablo oldukça hazin. Bir internet haber sitesi yönetmek; sunucu masrafı, hosting, alan adı, yazılım güncellemeleri ve en önemlisi o haberi oraya giren insanın alın teri demek. Bu sitelerin sahipleri de her Türk vatandaşı gibi vergisini veriyor, çoluk çocuğunun rızkını bu işten kazanmaya çalışıyor. Ancak iş "bayram kutlamasına", "özel gün ilanına" veya "abone desteğine" geldiğinde, resmi kurumların eli bir türlü o "yayınla" butonuna basan parmaklara uzanmıyor. Kağıdı, baskısı, dağıtımı bitme noktasına gelmiş mecralara akıtılan ilan bütçeleri, neden saniyeler içinde binlerce kişiye ulaşan dijital mecralardan esirgeniyor? Adana’dan Bir Örnek: Adalet mi, Himaye mi? Kulağımıza gelen duyumlar ise durumun vehametini artırıyor. Örneğin, Adana Büyükşehir Belediyesi gibi kurumların, okunma oranları yerlerde sürünen bazı "yakın" sitelere el altından kaynak aktardığı, buna karşın gerçek gazetecilik yapan, işini gücünü bırakıp her davete icabet eden siteleri görmezden geldiği iddia ediliyor. Eğer bir kurum, basın desteğini "etki" ve "erişim" üzerinden değil de "sadakat" ve "ahbap-çavuş" ilişkisi üzerinden dağıtıyorsa, orada sadece basın etiği değil, kamu vicdanı da yaralanıyor demektir. Seçim Kapıda: Bedava Reklam Devri Bitiyor mu? Önümüzde ister erken olsun ister genel, bir seçim süreci var. Siyasetçiler yine meydanlara çıkacak, yine "Bizi yazın, bizi duyurun" diyecekler. Ama unutmasınlar ki; internet gazetecileri artık sadece seçim zamanı hatırlanan, cebine üç-beş kuruş reklam konulup susturulan figüranlar olmak istemiyor. Haberini paylaşmadığımızda bizi "taraflı" olmakla suçlayanlar, önce kendi "taraflı" ilan dağıtım politikalarına bakmalıdırlar. Bedava tanıtım devri, yerini hakkaniyetli bir iş birliğine bırakmak zorundadır. Sonuç olarak; İnternet basını bu ülkenin dijital hafızasıdır. Resmi kurumlar ve belediyeler, bu mecraları sadece bir "duyuru panosu" olarak görmekten vazgeçmeli, onları ayakta tutacak ekonomik desteği (ilan ve reklamları) adil bir şekilde dağıtmalıdır. Unutmayın; kalemini satmayan ama karnı aç bırakılan bir basın, yarın sesinizi duyurmak istediğinizde bulamayacağınız en büyük güçtür.
Benzer Videolar