Nasr Suresi: Fetih, Allah’tan yardım Gelmeden Gerçekleşmiyor 

İBRAHİM FAİK BAYAV
Nasr Suresi: Fetih, Allah'tan yardım Gelmeden Gerçekleşmiyor
Nasr suresi, Hazreti Muhammed'e, yakın zamanda gerçekleşecek olumlu gelişmenin müjdesini veriyor. Üç ayettir lakin tek cümle gibidir. Kelimelerdeki mesajı anlamaya çalışacağız: Birinci kelime: ''İza cae nasrullahi ve'l-feth''. Yani, Allah'ın yardımı ve fethi geldiğinde... Ayetin bu ifadesinden şu anlaşılıyor: Kafirun Suresi'nde konu edilmişti. Mekke toplumu üzerindeki 'kafir' zihniyetin hakimiyetinin bitmesi yakınlaşmıştır... Vatanından ayrılan Hazreti Muhammed'in ve O'na tabi insanların sıkıntıları sona erecektir... Mekke, insanlık değerlerinin öne çıkarıldığı güzel bir belde olacaktır. 'Fetih' olayı, 'yardım' unsurunun gerçekleşmesiyle mümkündür. Medine'de devlet oluşturmuş Hazreti Muhammed'in, Mekke'ye hamle yapma gücü yetersizdir. Ayet, Hz. Muhammed'e, kendisine yapılacak yardımla güç kazanacağını bu sure ile bildirmiş. Yardım ne kadar zaman sonra gelecektir?.. Sabırsız olmaya gerek yoktur. Anlaşılıyor ki, gelecek yardımın şartı vardır. Şart yerine geldiğinde ya da getirildiğinde fetih mümkün olacak, Hz. Muhammed'in ve tabilerinin zaferi gerçekleşecektir. İkinci Kelime: ''Ve eraeyte'n-nase yedhulüne fi dinillahi efvacen''. Yani, Zafer gerçekleştiğinde, insanların Allah'ın dinine girdiğini görürsün''. Kafirun Suresi'nin açıklamasında, toplumu karanlık içinde bırakan veya toplumu karanlıktan çıkaran iki çeşit din olduğu belirtilmişti.  Bu ayet ile haber veriliyor ki, karanlığın dağıtılmasıyla... zulüm ortamından çıkılmasıyla... perişan haldeki toplum bireylerinin gerçeği görebileceği mümkün olacaktır... Ve insanlar, rahmet görecekleri bir din ile yaşam süreceklerdir. Haber verilen olmuş mudur? Hamdi Yazır'ın tefsirinde belirtildiğine göre, haber verilen olay olmuş. Verilen bilgi şu: ''Ebu Ömer b. Abdü'l-ber demiştir ki; Resulullah'ın vefatında Araplar'da kafir kalmamıştı. Mekke'nin fethini müteakip Huneyn ve Taif muharebelerinden sonra hepsi İslam Dini'ne girmişti. Kimi kendi gelmiş, kimi de fevc fevc elçilerini ve temsilci heyetlerini göndermişlerdi''. Yine Hamdi Yazır'ın tefsirinde verilen bilgi, iki yıllık süre içinde tüm Arabistan bölgesinin insanlarının, İslam zimmet ve tabiyetini kabul ettikleri, şeklindedir. Burada soru şu: Din nedir? İslam Dini denince ne anlaşılıyor? Müslüman ülke olan Türkiye'de, Müslümanlar, İslam Dini'ni ''İslam'ın beş şartı'' olarak biliyorlar. Hani şu, Kelime-, şehadet, namaz, oruç, hac ve zekat diye bilinen uygulamalar... Müslümanlar, Hazreti Muhammed'den önce gelmiş peygabere inananları ve o inançla yaşayanları, 'gayri müslim' olarak tanımlıyorlar. Halbu ki 'gayri müslim' ifadesi, Hz. Muhammed'in ''Ben sizin dininize uymam'' diyerek ret ettiği sistemi yürütenlere ve o sistemden vaz geçmeyenlere taraftarlık gösterenleri tanımlar.  Yani, gayri müslim kişi, hukuk tanımayanlardan, hakları gasp edenlerden ve toplum üzerine baskı kuranlardan -en azından- şikayetçi olmayanlardır... Kendilerini o yöne yakın bilenlerdir. Mekke ve medine devrindeki bireysel alışkanlıklarını devam ettirmek isteyen kimselerdir gayri müslimler. Hz. Muhammed, Mekke zalimlerinin baskıcı sistemini yıkmış, her kesi bağlayacak kurallarla kurduğu devleti İSLAM DEVLETİ yapmıştır. İslami sistemi kabul edemeyenler, İslami sistemin dışına kendilerini atanlar ve kendi bildikleri gibi yaşayanlar, GAYRİ MÜSLİM olarak anılacaklardır. NOT: Kurulmuş bir devlet, alt tabakadan üst tabbakaya kadar, her kesi bağlayacak kuralları koyamamışsa... ya da, kurallar konmuş da üst tabakadakilerce ve yönetimdekilerce uygulanmıyorsa... o devlet İSLAM DEVLETİ olamaz... Öyle devlete İSLAM DEVLETİ denemez. Üçüncü kelime: ''fe sebbih bihamdi rabbike ve istağfirhü... innehü kane tevvaben''. Yani, fetih olayı gerçekleştiğinde, sana ve tabilerine yardımı ulaştıran Rabbini  tenzih ederek ve takdis ederek an. 'Tenzih' ve 'Takdis' sözcükleri, anlamı kolay kavranacak terimler değildir. Anlamı, zihin ne algılayabiliyorsa, odur. 'İsteğfirhü'' emir kipi, Hz. Muhammed'in Mekke üzerine yapacağı hamlede yanlışlarının olabileceğini ima ediyor. Yanlışlar, zafer kazanılsa bile, meşru olayı olumsuza çevirir. 'istiğfar', yanlışların vakit geçmeden telafisini gerektirecektir. Devlet yönetiminde konmuş kurallar (şeriat) ne ise, telafi, o kuralların işletilmesidir. İbrahim Faik Bayav (30.10.2025 10:10)
Benzer Videolar