Ekmek 15 TL, Umut Kaç TL?

TÜRKEŞ  MANGA KozanBilgi.Net İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Ekmek 15 TL, Umut Kaç TL?
Sabah pazara giden bir teyze, elindeki 100 TL’yi sıkıca tutuyor. “Ekmek alacağım, biraz peynir, belki bir domates…” diyor. Ama eve dönerken torbası hafif, yüreği ağır. Çünkü ekmek artık 15 TL. Çünkü umut, market raflarında satılmıyor. Türkiye’de fiyatlar yarışa girmiş gibi. Ama bu yarışta halk hep geride. Her ay yeni zam, her hafta yeni vergi, her gün yeni bir geçim derdi. Elektrik faturası mı? O artık bir korku filmi senaryosu gibi. Kombi açılmasa da sayaç dönüyor, ampul yanmasa da fatura geliyor. Fatura mı, Fırtına mı? Bu ay gelen elektrik faturaları, birçok hanede sessiz bir isyan başlattı. 1.000 TL’yi aşan rakamlar, dar gelirli ailelerin belini büküyor. “Ne yaktım da bu kadar ödedim?” sorusu artık cevapsız. Çünkü sorun sadece tüketimde değil, sistemde. Doğalgaz, su, ulaşım, gıda… Her şeyin fiyatı artıyor ama halkın alım gücü yerinde sayıyor. Maaşlar zam görse de, zamlar maaşı solluyor. Emekli, memur, işçi… Herkes aynı cümleyi kuruyor: “Bu böyle gitmez.” Sandık Uzak, Sabır Daha Uzak Sokakta erken seçim talebi artık fısıltı değil, haykırış. Kahvehanelerde, minibüslerde, sosyal medyada halkın ortak sesi yükseliyor: “Yeter artık, söz milletin olsun.” Son anketler de bu sesi doğruluyor. GENAR ve PİAR gibi araştırma şirketlerinin verilerine göre, seçmenlerin büyük bölümü mevcut ekonomik gidişattan memnun değil. CHP birinci parti, AK Parti ikinci parti durumuna düştü ve oy oranları sürekli düşüşte. CHP, DEM Parti, MHP ve diğer partiler arasında dengeler değişiyor. Bu tablo, halkın kararını yeniden şekillendirdiğini gösteriyor. Ama mesele sadece oy değil. Mesele geçim. Mesele çocukların beslenme çantasına koyacak bir sandviç bulmak. Mesele yaşlıların ilaçlarını alabilmesi. Mesele, halkın artık nefes almak istemesi. Umut Ne Zaman Yeşerir? Belki erken seçim olur, belki olmaz. Ama halkın sabrı artık takvimle yarışıyor. Her yeni fatura, her yeni zam, her yeni sessizlik… Sandığı değil, sokaktaki umudu büyütüyor. Ve belki de en büyük değişim, bir oyla değil, bir sözle başlar. “Yeter” demekle. “Biz buradayız” demekle. “Halk için, halkla birlikte” demekle.
Benzer Videolar