Şems-i Tebrîzî Hazretleri Kimdir? Hayatı, Sözleri ve Mevlânâ ile Tanışması
Büyük velilerden olan Şems-i Tebrîzî, tasavvuf tarihinin en müstesna şahsiyetlerinden biridir. Asıl adı Muhammed bin Ali olan mübarek zat, Tebriz'de doğmuştur. Hayatı boyunca ilim öğrenen ve manevi derecelere ulaşan Şems hazretleri, 1247 yılında Konya'da şehit edilmiştir. Kabri ise Mevlânâ’nın medresesinde yer almaktadır.
Şems-i Tebrîzî’nin Çocukluğu ve Tasavvuf Yolculuğu
Küçük yaşlardan itibaren manevi hallere kavuşan Şems-i Tebrîzî, Peygamber sevgisiyle dolup taşmıştır. Bu nedenle çocukken günlerce yemek yemeyi bile unutmuştur. Ancak babası onun bu halinden endişe etmiştir. Buna rağmen o, ilahi aşk deryasına daldığını ifade etmiştir.
Zamanla Ebû Bekr-i Kirmânî ve Bâbâ Kemâl-i Cündî gibi büyük velilerden feyz almıştır. Ayrıca sürekli seyahat ettiği ve talebeleri yetiştirdiği için kendisine "Uçan Güneş" denmiştir. Çünkü o, tek bir yerde durmayıp daima gönül dostlarını aramıştır.
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî İle İlk Tanışma
Rüyasında kendisine müjdelenen dostunu arayan Şems-i Tebrîzî, 1244 yılında Konya'ya gelmiştir. Burada büyük veli Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ile karşılaşmıştır. Aralarında geçen derin sohbetin ardından Mevlânâ, onun büyüklüğünü anlamıştır.
Bu buluşmanın ardından iki büyük zat odalarına çekilerek sohbet etmeye başlamışlardır. Çünkü Şems hazretleri, Mevlânâ'yı velilik makamlarının en üstüne çıkarmak istiyordu. Nitekim Mevlânâ da ona tam bir teslimiyetle bağlanmıştır.
Şems-i Tebrîzî Hazretlerinin Kerametleri
Mübarek zatın hayatı pek çok hikmetli olay ve kerametle doludur. Örneğin kışın ortasında hırkasının altından taze gül demeti çıkarmıştır. Başka bir gün ise bir hükümdarın unutkan oğlunun günde bir cüz ezberlemesine vesile olmuştur.
Ayrıca su tulumuna atılan kitapları ıslanmadan sudan çıkarmıştır. Böylece etrafındakilere madde ötesi hallerin varlığını kanıtlamıştır. Şems hazretleri duası çok makbul bir velidir. Bu yüzden onun dualarıyla pek çok insan hidayete ermiştir.
Üç Soru ve Bir Kerpiç Hikayesi
Bir gün felsefeciler Şems-i Tebrîzî'ye üç soru sormuşlardır. Sorular şunlardır:
-
"Allah varsa gösterin görelim."
-
"Ateşten yaratılan şeytana ateş nasıl azap eder?"
-
"Bırakın insanlar istediğini yapsın, neden ahiret cezası var?"
Şems hazretleri bu sorular üzerine elindeki kuru kerpici felsefecinin başına vurmuştur. Sonrasında kadı huzurunda şu açıklamayı yapmıştır:
"Başının ağrıdığını söylüyorsun ama gösteremiyorsun. Demek ki görünmeyen şeyler vardır. Ayrıca topraktan yaratılan başın topraktan acı duydu. Demek ki şeytan da ateşle azap görür. Son olarak, canım vurdu ve sen hak aradın. Demek ki bu dünyada bile hak aranıyorsa ahirette de aranacaktır."
Şems-i Tebrîzî’nin Hikmetli Sözleri
Büyük veli Şems-i Tebrîzî, arkasında insanlığa ışık tutan çok kıymetli öğütler bırakmıştır. Bunlardan bazıları şunlardır:
-
İlim: İlim üç şeyden ibarettir. Bunlar zikreden dil, şükreden kalp ve sabreden bedendir.
-
Edep: İnsanoğlunun edepten nasibi yoksa insan değildir. Çünkü insan ile hayvanı ayıran edeptir.
-
Gönül: Bedeninizi terbiye edin. Çünkü kul ile Allah arasındaki perde kişinin kendi nefsidir.
-
Kurtuluş: Nefsi öldürmek ve gönlü diri tutmak gerekir. Çünkü gönlü ölü olan insan mutlu olamaz.