Yaz Kur’an Kursları Eğitim Yuvası mı, Yoksa Ek Ders Kapısı mı?

TÜRKEŞ  MANGA KozanBilgi.Net İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni

Yaz Kur’an Kursları Eğitim Yuvası mı, Yoksa Ek Ders Kapısı mı?

Okulların tatile girmesiyle birlikte anne ve babalar, çocuklarının dini değerleri öğrenmesi, Kur’an-ı Kerim ile tanışması amacıyla onları büyük bir heyecanla yaz dönemi Kur’an kurslarına yönlendiriyor. Camilerimiz çocuk sesleriyle şenleniyor, geleceğimizin teminatı yavrularımız manevi bir iklimle buluşuyor. Buraya kadar her şey son derece güzel ve umut verici. Allah hayırlı ve uğurlu eylesin.

Ancak yıllardır sahada bizzat yaptığımız gözlemler, bu güzel tablonun arkasında ne yazık ki ciddi bir ihmal ve denetimsizlik zincirinin olduğunu gözler önüne seriyor. Açık konuşalım: Bugün açılan yaz dönemi Kur’an kurslarının birçoğu ne yazık ki formaliteden öteye geçemiyor.

DİBBYS Sistemindeki Hayali Kayıtlar ve Haksız Kazanç

İşin en vahim ve hukuki boyutu ise Diyanet İşleri Başkanlığı Bilgi Yönetim Sistemi (DİBBYS) üzerinden dönen usulsüzlük iddiaları. Birçok camide yeterli öğrenci olmadığı halde, bazı din görevlilerinin elindeki eski dönem öğrenci listelerini sisteme yeniymiş gibi kaydederek haksız yere ek ders ücreti tahakkuk ettirdiği yönünde ciddi duyumlar alıyoruz.

Yetim hakkının, kul hakkının en gür sesle anlatılması gereken camilerimizde, sırf ek ders ücreti alabilmek adına çocukların sisteme "hayali" olarak kaydedilmesi, en başta o cübbenin ve mihrabın vakarına yakışmamaktadır.

Bu soruların cevabını bulmak, tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak başta İl ve İlçe Müftülüklerimizin asli görevidir.

Klimanın Karşısında Kestirenler ve Çocuklara Devredilen Dersler

Gelelim eğitimin niteliğine... Kurslara giden çocukların büyük bir kısmı, yaz dönemi bittiğinde ne yazık ki hiçbir şey öğrenemeden evine dönüyor. Neden mi? Çünkü çocuklara rehberlik etmesi, onlara dini sevdirmesi gereken bazı din görevlileri, yaşı biraz daha büyük olan öğrencilere "Sen şuna elif-ba okut, sen de şuna cüz baktır" diyerek sorumluluğu üzerlerinden atıyor. Kendileri ise klimalı odalarında, serin köşelerinde kestirmekle, vakit doldurmakla meşgul oluyorlar.

Sorumluluk alınmayan, disiplin sağlanmayan camilerde ise doğal olarak kargaşa baş gösteriyor. Kurs süresince cami içinde avazı çıktığı kadar bağıran, cami halılarının üzerinde güreşe tutuşan, birbirini hırpalayan çocukların görüntüleri vicdanları yaralıyor.

Şiddet, Eğitimin Değil Acziyetin İfadesidir!

Daha da acısı, zamanında ve pedagojik yöntemlerle camide disiplini kuramayan, çocuklarla doğru iletişim dili geliştiremeyen bazı hocaların, ilerleyen günlerde bu çocuklara yönelik tokat veya sopayla şiddet uyguladığına şahit oluyoruz.

Camiler çocukların sevinçle koştuğu, huzur bulduğu yerler olmalıdır; korkuyla, şiddetle sindirildikleri birer ceza alanı değil! Çocuklara camiyi ve dini sevdirmek yerine onlara şiddet uygulamak, o çocukların dünyasında tamir edilemez yaralar açmaktadır.

İlçe Müftülerimize Açık Çağrı: Koltuklardan İnip Sahaya Çıkın!

Buradan başta bölge müftülerimiz olmak üzere tüm yetkililere açıkça çağrıda bulunuyoruz: Eğer verilen din hizmetlerinin amacına uygun, ihlasla ve hakkıyla gerçekleşmesini istiyorsanız, lütfen artık zahmet edip makam odalarınızdan çıkın ve bu kursları sık sık, habersizce denetleyin!

Müftülük denetmenleri camilere gittiğinde sadece evrak kontrolü yapmamalı; çocukların arasına karışmalı, onlara sorular sormalı, ne öğrenip ne öğrenmediklerini bizzat yerinde ölçmelidir. Görevlinin gerçekten ders anlatıp anlatmadığı ancak bu şekilde ortaya çıkar.

Hak Edenle Etmeyen Kalburda Elenmeli

Görevini hakkıyla yapan, çocuklara dini sevdirmek için canla başla çalışan, adeta bir öğretmen edasıyla ter döken o eli öpülesi din görevlilerimizi tenzih ediyor, onları yürekten alkışlıyoruz. Onlar aldıkları her kuruş ek ders ücretini anasının ak sütü gibi hak ediyorlar.

Ancak camiyi ticarethaneye, kurs saatini uyku vaktine çevirenler de kalburda elenmeli, puanlama sisteminde dereceleri düşürülmeli ve gereken idari yaptırımlar uygulanmalıdır.

Bizler, halkın sesi olan basın mensupları olarak bu konunun sonuna kadar takipçisi olacağız. Sayın müftülerimizin bu haklı feryadımıza kulak tıkamayacağına ve yaz Kur’an kurslarında gerekli denetim mekanizmalarını derhal harekete geçireceklerine inanıyoruz.

Çocuklarımız bizim geleceğimizdir; onların manevi eğitimini üç beş kuruşluk ek ders hesaplarına ve vizyonsuz personellerin keyfine feda edemeyiz!

Benzer Videolar