Kozan’ın Hafızasında Bir Ömür: Dr. Mustafa Ağca ve “Yaşanan” Değerler

Onu yıllardır tanırım. Asıl tanışmamız Kozan Devlet Hastanesi’nde kimsesiz bir hasta aracılığıyla oldu. Hastayı yanına götürürken biraz da çekinmedim değil. Çünkü gayet ciddi yürüyüşlü, biraz asık suratlı bir yapısı vardı. "Ama olsun" dedim ve girdim yanına. Hastanın durumunu kendisine ilettim. "İlgilenelim" dedi, hastayı hastaneye aldı ve günlerce durumunu takip etti. O an anladım ki; dışarıdan sert ve ciddi bakışlı görünse de aslında oldukça yumuşak yürekliydi.

Dr. Mustafa Ağca - İsmail Küçüközen

Babamın Hastalık Süreci ve Dr. Mustafa Ağca

İlk tanışmamız böyle oldu ancak onunla iyice yakınlaşmamız rahmetli babamın rahatsızlığı döneminde gerçekleşti. Hastanede tam 6 ay kaldık. Gece demedi, gündüz demedi; babamın ne zaman bir sıkıntısı olsa hemen tahlillere devam etti.

Aylar sonra kör olası hastalık iyice kendini belli etti. Buna rağmen Dr. Mustafa Ağca her gelmesinde, "Nasılsın hacı emmi?" derdi. Babamdan da her defasında, "Buna şükür doktorum" cevabını alırdı.

Bir müddet sonra bana dönüp, "Ya İsmail, bu hacı emminin bugünlerde oflayıp poflaması lazım ama her gün buna şükür diyerek geçiştiriyor" dedi. Biz eve çıktığımızda dahi kıymetli yengem Asiye Hanım ile birlikte evimize kadar gelerek bizleri yalnız bırakmadı. Rahmetli babam ona her gece dua etti.

Annemin Özel Doktoru ve Emaneti

Dr. Mustafa Ağca, şimdi de evimin genelkurmay başkanı olan anacığımın özel doktoru. Çünkü rahmetli babam, vefat etmeden 3 gün önce anacığımı doktoruma emanet etmişti. Kendisi de zaman buldukça anacığımı ziyarete gelir, bizi hiç yalnız bırakmaz.

Şimdi sizlere bu sevgili doktorumdan bahsetmek istiyorum. Bir şehri şehir yapan, sadece onun binaları, yolları ya da coğrafyası değildir. O şehre ruhunu veren, sokaklarında güvenle yürüyen, insanına karşılıksız emek veren şahsiyetleridir. Kozan için bu isimlerin başında, adı disiplinle, titizlikle ve sarsılmaz bir duruşla özdeşleşmiş olan Dahiliye Uzmanı Dr. Mustafa Ağca gelir. Onun hikâyesi sadece bir başarı öyküsü değil; ilkeli yaşamanın, mesleğe duyulan saygının ve memleket sevdasının somutlaşmış halidir.

Hekimlikte Bir Ekol: "Netice Alana Kadar Durmak Yok"

Dr. Mustafa Ağca’yı Kozan Devlet Hastanesi’nde görev yaptığı uzun yıllardan ve 1999 sonrasındaki başhekimlik döneminden tanıyanlar çok iyi bilir: Onun olduğu yerde disiplin, onun olduğu yerde düzen vardır. Başhekimlik makamını bir imtiyaz değil, bir sorumluluk olarak gören Dr. Ağca, idari yönetimdeki tavizsiz titizliğini hastalarını muayene ederken de hiç bozmadı.

Onun lügatinde "geçiştirmek" ya da "baştan savmak" hiçbir zaman olmadı. Bir hastanın derdine derman ararken gösterdiği inat, modern tıbbın en çok ihtiyaç duyduğu şeydi: Netice alana kadar rahatsızlığın üzerine gitmek. Hastasının gözünün içine bakarak dinleyen, teşhisi koyana kadar adeta bir dedektif gibi iz süren Dr. Mustafa Ağca, bu yönüyle bölgede bir güven abidesi haline geldi.

Makamlar Gelir Geçer, Şahsiyet Baki Kalır

Siyasi rüzgârların estiği, dengelerin değiştiği dönemlerde dik durabilmek her babayiğidin harcı değildir. AK Parti iktidarının gelişiyle birlikte kendi ilkelerinden, yönetim anlayışından ve Ülkücü duruşundan taviz vermemek adına başhekimlik görevinden istifa etti.

"Asıl işim" dediği beyaz önlüğüne, yani normal doktorluğuna geri dönmesi, onun koltuk sevdalısı değil, hizmet sevdalısı olduğunun en net kanıtıydı. Daha sonra vizyonunu daha da büyüterek Kozan’a Özel Sevgi Can Hastanesi’ni kazandırdı. Yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü bu dönemde de tek derdi Kozan halkının en iyi sağlık hizmetini almasıydı.

"Fikir" Sadece Söylenmez, Yaşanır

Dr. Mustafa Ağca için yapılan en güzel tanımlamalardan biri de onun Ülkücü kimliğidir. Bugün fikirlerin sadece dilde kaldığı, tabelalardan ibaret olduğu bir çağda yaşıyoruz. Ancak Dr. Ağca, "Ülkücülük lafla değil, yaşanarak gösterilir" düsturunun canlı bir örneğidir.

Onun Ülkücülüğü; vatanına duyduğu sarsılmaz sadakat, insanına duyduğu derin sevgi ve işini en mükemmel şekilde yapma gayretidir. Devlete olan saygısı ve millete olan hizmet aşkı, hayatının her döneminde onun pusulası olmuştur.

Zorlu Bir Viraj ve Şifa Dağıtmaya Geri Dönüş

Kendisi hariç, iki doktor kardeşinin ani ölümleri onu da endişelendirmişti. Geçtiğimiz dönemde geçirdiği açık kalp ameliyatı, hem sevenlerini hem de Kozan ve İmamoğlu halkını derinden endişelendirdi. Ancak o, hayatı boyunca gösterdiği o güçlü iradeyi bu kez kendi sağlığı için gösterdi. Zorlu bir dinlenme sürecinin ardından, Allah’ın izniyle ve sevenlerinin dualarıyla sağlığına yeniden kavuştu.

Bugün Dr. Mustafa Ağca, bir kenara çekilip dinlenmek yerine yine bildiği en iyi işi yapıyor. Özel bir hastanede, dahiliye mütehassısı olarak insanlara şifa dağıtmaya, dertlere derman olmaya devam ediyor.

Kozan’ın yetiştirdiği bu kıymetli değer; tecrübesiyle, dinmeyen çalışma azmiyle ve hiç kaybetmediği o asil disipliniyle bizlere çok şey öğretiyor. İyi ki varsın Dr. Mustafa Ağca! Bu memleketin senin gibi "yaşayan ve yaşatan" değerlere ve ayaklı kütüphanelere her zaman, her yerde ihtiyacı var. Hatta gazi meclisimiz TBMM'de dahi ihtiyacı var.

Bilmem ileriki günler için bu verdiğim mesaj yeterli oldu mu? Sevgiyi hak edenleri en kemali duygularımla selamlıyorum. Şimdilik kalın sağlıcakla…

Benzer Videolar