Çiçek Hastalığı Nedir? Belirtileri, Bulaşma Yolları ve Aşısı
Tıp tarihinin en ölümcül viral enfeksiyonlarından biri olan çiçek hastalığı, dünya genelinde yürütülen kitlesel aşılama programları sayesinde 1977 yılında tamamen yeryüzünden silinmiştir. Bu akut hastalık, tıp dilinde Variola adı verilen tehlikeli bir virüs tarafından meydana getirilmektedir. Ancak hastalığın eradike edilmesi (yok edilmesi), enfeksiyonun klinik yapısını ve geçmişini öğrenmemize engel değildir.
Hastalığın kuluçka süresi, virüs vücuda alındıktan sonra ortalama olarak 12 gün kadar sürmektedir. Bununla birlikte bu kritik süreç kişiden kişiye 7 ile 17 gün arasında değişkenlik gösterebilir.
Çiçek Hastalığı Belirtileri Nelerdir?
Bu enfeksiyonun başlangıcında hastalarda aniden ortaya çıkan çok şiddetli klinik şikayetler görülür. Özellikle ilk günlerde hastanın yaşam konforu tamamen bozulmaktadır. En belirgin ilk bulgular şunlardır:
-
Birdenbire yükselen ve düşürülemeyen yüksek ateş.
-
Vücutta aşırı halsizlik, bitkinlik ve derman bulamama hissi.
-
Özellikle enseye doğru yayılan şiddetli baş ve sırt ağrıları.
Bu ilk şikayetlerin ardından hastalarda tipik olarak kırmızı döküntüler meydana gelmeye başlar. Bu döküntüler en çok yüz, kollar ve bacak bölgesinde kendisini gösterir. İlk başta kabarık olmayan düz, kırmızı lekeler şeklinde başlayan bu döküntülerin hepsi aynı zaman diliminde ortaya çıkar.
Hastalığın ikinci haftasına girildiğinde, bu düz kırmızı lekelerin içi püy (cerahat) denilen iltihapla dolmaya başlar. Sonuç olarak lekeler giderek kabuk bağlar. Üçüncü ve dördüncü haftanın sonunda ise bu kabuklar kurur, yavaşça ayrılır ve dökülür. Hastaların büyük kısmında tamamen iyileşme görülür. Fakat vakaların yaklaşık %30'u maalesef ölümle sonuçlanabilmektedir.
Virüs Kişiden Kişiye Nasıl Bulaşır?
Bu bulaşıcı enfeksiyonun insandan insana geçişi, hastalıklı bireylerin solunum yolundan çıkan virüs yüklü tükürük parçacıkları ile gerçekleşir. Çiçek hastalığı taşıyan kişilerde bulaştırıcılık potansiyeli, hastalığın ilk haftasında en yüksek düzeydedir. Çünkü bu ilk yedi günlük süreçte tükürük salgısında çok yoğun miktarda aktif virüs bulunmaktadır. Buna rağmen bulaştırıcılık riski, vücuttaki döküntüler tamamen kuruyup ortadan kalkana kadar da devam edebilir.
Çiçek Aşısı Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Bu tehlikeli rahatsızlığa karşı uygulanan rutin aşılama programları dünyada 1972 yılında resmen sona erdirilmiştir. Bu nedenle 1972 yılından önce veya bu tarihte aşılanmış olan kişilerin günümüzdeki bağışıklık durumu tam olarak bilinememektedir. Sonuç olarak günümüzde herkesin bu virüse karşı duyarlı ve savunmasız olduğu kabul edilmektedir. Toplumun genel olarak aşılanması şu an önerilmemektedir. Bu yüzden günümüzde aktif olarak kitlesel bir aşı üretimi de yapılmamaktadır.
Ancak virüse doğrudan maruz kalan kişilere ilk 4 gün içerisinde aşı uygulaması yapılırsa, hastalığın şiddeti büyük oranda azalabilir. Hatta enfeksiyon hiç görülmeyebilir. Çiçek aşısı, Vaccinia adı verilen canlı bir virüs içermektedir. Özellikle belirtmek gerekir ki bu aşı, hastalığa neden olan Variola virüsünü kesinlikle içermemektedir.
Tedavi Yöntemleri ve Destekleyici Bakım
Günümüz tıp dünyasında bu enfeksiyonu tamamen yok eden spesifik bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Fakat olası risklere karşı aşı üretim faaliyetleri ve tedavi edici yeni ajanların geliştirilmesine yönelik laboratuvar çalışmaları sürekli devam etmektedir.
Bu hastalığa yakalanan kişilere semptomları hafifletmek adına mutlaka destekleyici tedaviler uygulanmalıdır. Damar yolundan serum takılması, güçlü ateş düşürücüler ve ağrı kesici ilaçların verilmesi hastayı rahatlatır. Ayrıca döküntülerin üzerine bakteriyel bir enfeksiyon eklenmemesi için doktor kontrolünde antibiyotik kullanımı da büyük önem taşır.