Alkolizm (Alkol Bağımlılığı) Nedir?

Alkolizm, bireyin sağlığına, sosyal ve iş hayatına zarar vermesine rağmen alkol alımını durduramadığı, kontrol kaybı ile seyreden kronik ve tekrarlayıcı bir davranış bozukluğudur.

Alkol bağımlısı olan kişiler, olumsuz sonuçlarını bilseler dahi alkol alma isteğini (aşerme / craving) engelleyemezler. Zamanla alkol kullanımı üzerinde kontrol tamamen kaybolur.

Alkolün Tarihçesi ve Kökeni

Alkol kullanımı insanlık tarihi kadar eskidir. Tarihsel gelişimdeki önemli kilometre taşları şunlardır:

İnsanlar Neden Alkol İçer?

Alkol kullanımının arkasında genellikle psikolojik ve sosyal nedenler yatar. En sık karşılaşılan içme nedenleri şunlardır:

Alkoliğin Hayatı ve Gelişen Kısır Döngü

Alkol bağımlılığı olan bireyler genellikle kendileri gibi içen kişilerle arkadaşlık kurar ve evlenirler. Mutluluk, neşesizlik veya gerginlik gibi her durum onlar için bir içme nedenidir. Kutlamalar, maçlar, tatiller ve doğum günleri sonsuz birer fırsat sunar.

Hastalık ilerledikçe şu süreçler yaşanır:

  1. Birey yalnız ve gizlice içmeye başlar, şişeleri saklar ve durumu çevredekilerden gizler.

  2. Zamanla derin bir suçluluk duygusu gelişir.

  3. Bu suçluluk ve pişmanlık duygusunu bastırmak için sabahları kalkar kalkmaz yeniden alkol almaya başlar.

Suçluluk ve Anksiyete ➔ Daha Çok Alkol Alımı ➔ Derinleşen Depresyon ➔ Fiziksel ve Ruhsal Belirtiler

Bu kısır döngü ilerledikçe uyku kalitesinde bozulma, gece uyanmaları, panik ataklar, göğüs ağrısı, çarpıntı ve nefes alma güçlüğü ortaya çıkar.

Alkolizmin Fiziksel ve Laboratuvar Belirtileri

Alkolizm hastalarında muayene ve kan tetkiklerinde belirgin klinik bulgular saptanır:

Alkolizmin Doğal Gidişatı ve Cinsiyet Farkları

Alkol bağımlılığının seyri erkeklerde ve kadınlarda farklılık gösterir:

Alkolizm Tipleri Nelerdir?

Klinik değerlendirmelerde alkolizm farklı tiplere ayrılır:

Gamma Tipi Alkolizm

Aşırı miktarda alkolün aralıksız alındığı kriz dönemleri (epizotlar) mevcuttur. Kişi günlerce sızana kadar içebilir. Sağlığı elvermediğinde birkaç gün hasta yatar, 1-2 hafta hiç içmez ve ardından tablo tekrarlar. Temel sorun kontrol kaybıdır; yasal ve sosyal problemler ön plandadır.

Fransız Tipi Alkolizm

Kişi gün boyu sürekli olarak fazla ancak sızdıracak kadar aşırı olmayan miktarda alkol alır. Alkol kullanımı bir yaşam tarzı haline gelmiştir. İçmeyi aniden bırakırlarsa yoksunluk krizine girerler. Uzun vadede ağır organ hasarları görülür.

Tip A / Tip 1 Alkolizm

Geç yaşlarda başlar. Ailede bağımlılık öyküsü yoktur. Çoğunlukla depresyon eşlik eder ve tedavisi daha iyi seyirlidir.

Tip B / Tip 2 Alkolizm

Erken yaşlarda başlar. Ailede alkolizm öyküsü sıktır. Antisosyal kişilik bozukluğu ile birlikte görülür ve gidişatı daha ağırdır.

Alkolizmin Sonuçları ve Komplikasyonları

Alkol bağımlılığı hem sosyal hem de tıbbi yönden ağır sonuçlar doğurur.

Sosyal Komplikasyonlar

Boşanma, aile tarafından terk edilme, iş kaybı, devamsızlık, ev-iş-trafik kazaları ve adli problemler.

Tıbbi Komplikasyonlar

Alkol Yoksunluğu Belirtileri ve Deliryum Tremens

Alkol aniden kesildiğinde veya azaltıldığında ciddi yoksunluk belirtileri ortaya çıkar:

Hayati Risk: Deliryum Tremens (DT)

Uzun süre ağır alkol alan kişilerde alkol kesildikten 2-3 gün sonra ortaya çıkan, ölüm riski taşıyan acil bir tablodur. Bilinç kaybı, yer ve zaman kavramının karışması ve şiddetli görsel halüsinasyonlarla kendini gösterir.

Eşlik Eden Psikiyatrik Bozukluklar

Alkol bağımlılarında farklı psikiyatrik rahatsızlıkların görülme oranı çok yüksektir:

Alkolizm Tedavisi Nasıl Yapılır?

Alkolizm tedavisi sabır gerektiren, çok yönlü ve uzun süreli bir süreçtir. Tedavide temel hedef tam ayıklık (sobriety) halidir.

1. Kabullenme ve Motivasyon

Alkolikler genellikle "dibe vurduklarında" (sağlık, aile ve iş kayıpları sonrası) tedaviye başvururlar. Erken dönemde kabullenmeyi sağlamak amacıyla uzmanlarca motive edici görüşmeler yapılır.

2. Tıbbi Arındırma ve İlaç Tedavisi

Yoksunluk belirtileri kontrol altına alındıktan sonra nüksleri önlemek amacıyla şu ilaç grupları kullanılır:

3. Psikoterapi ve Destek Grupları

Not: Psikoterapilerde derin içgörü odaklı psikanalitik yaklaşımlardan kaçınılmalıdır; bu tür ağır analizler alkol kullanımını artırabilir.

Benzer Videolar