Sen ne Büyüksün Kemal!

MEKİN ŞAHİN
Sen ne Büyüksün Kemal!
Her ilkokul öğrencisi gibi bende öğretmenimi çok severim. Öğretmenimin adı Halil Eroğlu. Aslen Karaisalı taraflı ama Kozandan evlendiği için o da ''avrat köylü'' bir enişte olmuştu. Öğretmenim bize vermek istediğini, sadece bilgi yükleyerek değil yaşadığımız ilçenin yani Kozanın gerçek yaşamında göstererek öğretirdi. O nedenle hem derslerimizi ve öğretmenimizi çok severdik. O yıllarda pekte anlayamadığım iki konu üzerinde çok dururdu. Cumhuriyet felsefesini yaratan Atatürk'e; Mustafa Kemal derdi. Kemalin yaptıklarını çokta kutsallaştırmaz. İnsanlaştırır, anlatır ve öğretirdi. Kemalin özgürlük ve Tam bağımsızlığa verdiği önemi anlatır, bizimde tam bağımsız Türkiye anlayışıyla ülkemize sahip çıkmamızı isterdi. Öğretmenimin önemsediği bir şeyde ilçemizde ki tarımsal faaliyetlerdi. Bize tarımın önemini, insanın temel ihtiyacı olduğu gerçeğiyle anlatır, yoksulluğun felaket olduğunu; insanın yoksullaşmasının başkalarına muhtaç edeceğini, ona el açacağını ve onun isteklerinin esiri olacağını; beynimize sokana kadar anlatırdı. Okul bahçesi geniş olduğundan, ilçemizde yetişen tarım ürününü mevsime göre ektirir ve yerli malın bağımsızlık ve özgürlük açısından önemli olduğunu söylerdi. Sürekli yurtsever olmamızı tavsiye etmeyi unutmazdı. Yurtseverliği, yurtseverlik dokusunu bana öğretmenim Halil Eroğlu öğretmişti. Öğretmenim zalimi Bolu beyi örneğiyle, zalimin zulmüne direnişini de Köroğlu örneğiyle anlatırdı! İnsani tavrı her koşulda önemsememizi ve insani yaşam için korkmadan mücadele etmemizi söylerdi. Aradan yıllar geçti orta okulda öğrencisi oldum. Bir gün Saimbeyli caddesinden eve giderken kavlağın fırını önünde kargaşa olduğunu gördüm. Polis ve bekçiler kargaşayı engellemeye çalışıyor, kollarından yakaladıklarını kısa boylu jeeplere bindiriyordu. Kalabalık bir gurup; kahrolsun Komünistler, kahrolsun TÖS diye bağırıyordu. O an gözüm fırının yanında ki dükkâna takıldı. Dükkân için deki her şey ters yüz olmuş, kapı ve camları kırılmış, dükkân darabası dahi duvardan koparılmıştı. Tam bu sırada geber komünist diyen birisi elindeki taşı Jeepe bindirilmek istenen kişiye fırlattı. Taş kişinin arka omuzuna değdi ve çığlık atarak yere düşmesine neden oldu. Bekçiler kişiyi yerden kaldırdıkların da dengem altüst oldu. O kişi benim öğretmenimdi! Öğretmenim Halil Eroğlu'ydu! Onun okul dışın da takıldığı TÖS yerle bir edilmiş ve kendisi felaket dövülmüştü. O benim öğretmenim Halil Eroğlu'ydu! Ona komünist diyerek saldırıyorlardı. Saldıranlar ise Ergenekon öğretilerini, bozkurt hikayelerini ballandıra ballandıra anlatan Türk ocağının yoksul çocuklarıydı. Öğretmenimin suçu olamazdı. O vatanını satamazdı. O halk düşmanı olamazdı. O ülkemizin başka ülkelerin egemenliği altında olmasını hiç istemezdi. Çünkü o yerli malının önemini ve Mustafa Kemal'in özgürlük, tam bağımsızlık isteğini öğreten; öğretmekle kalmayarak bu amaç adına mücadele etmemizi öğreten kişiydi. O bir yurtseverdi! Ama onu yurdunu sevdiği için dövmüşlerdi! Sendika binaları olan tek odalı dükkânı yerle bir etmişlerdi. O an bir şeyi anlamıştım. Yurtseverlik tehlikeli bir işti. Ülkeyi yöneten zihniyet halktan, özgür yurttaştan ve tam bağımsızlıktan ve yerli malından ıraksa; yurtseverler daima cehennemi yaşarlardı. Olsun dedim kendi kendime, bedeli ne olursa olsun ben yurtsever olacaktım. Çünkü Yurtseverlik Mustafa olmak, Yurtseverlik Kemal olmak demekti! Yurtsever oldum! Mustafa Kemal'in özgürlük ve tam bağımsız Türkiye hedefine dört elle sarıldım! O gün bugün bıkmadan usanmadan her tür bedel ödeyerek yurtseverliği ilkeli sürdürüyorum. Neler yaşamadım ki? Her yaşadığım zulümle Bolu beylerini, her zulüme karşı Köroğlu direnişini tekrar, tekrar yaşadım. Hazretleri Eyüp gibi sabrın kirmenini eğirip durdum. Kemal! Bizim Kemalimiz! özgürlüğü ve devrimciliği halka öğreten Kemal. Tarımı sanayiye, sanayiyi teknolojiyle bütünleştiren, yerli malını Tam bağımsızlıkla örtüştüren Kemal! Mazlum halklara örnek olan Kemal. Başka halklara da yol gösteren Kemal. Kuldan özgür yurttaş yaratan Kemal! Türkiye halkının Kemali sen ne büyükmüşsün... Ama senden sonra koruyamadılar emanetini! Yurtseverlik yeniden tehlike oldu. Her yerden kovuyorlar şimdi. Kendi öz otağından da kovuyorlar. Ama bizim öğretmenimiz Mustafa Kemal, ama benim öğretmenim Halil Eroğlu bu günleri düşünerek sabrı da direnmeyi de öğretti. Ne büyüksün Kemal! Ne büyüksünüz Kemalin öğretmenleri! Ey Anadolu halkı bilgi çağında; yeniden kalkın ayağa. Yeniden dalgalansın tam bağımsız Türkiye bayrağı. Kalk ayağa Türkiye!
Benzer Videolar