Kaşıkla Verip Kepçeyle Almak Tabeladaki Utanç, Cüzdandaki Yangın!
Kaşıkla Verip Kepçeyle Almak Tabeladaki Utanç, Cüzdandaki Yangın!
Ekonomi yönetiminin "istikrar" masalları, akaryakıt istasyonlarındaki tabelalara çarpıp parça parça oluyor. Dün gece yarısı yapılan göstermelik indirimin mürekkebi kurumadan, motorine gelen 6 lira 24 kuruşluk o devasa zam, sadece bir rakam değişimi değil; bu milletin cebine, ekmeğine ve geleceğine vurulmuş tarihi bir darbedir.
Halkla adeta dalga geçercesine, 24 saat bile geçmeden yapılan bu geri adım, iktidarın ekonomi gemisinde rotayı tamamen kaybettiğinin en somut kanıtıdır. Akaryakıt istasyonlarında o tabelaları gören vatandaşın yaşadığı şaşkınlık, yerini derin bir öfkeye bırakıyor. Çünkü herkes biliyor ki; kontağı çevrilen her kamyon, her traktör, her minibüs bu zammı yarın market raflarına, pazar tezgahlarına "enflasyon canavarı" olarak taşıyacak.
Enflasyon Değil, Adeta Bir Soygun
"Enflasyon düşecek" vaatleri havada uçuşurken, ulaşımdan gıdaya kadar her şeyin ana damarı olan akaryakıta yapılan bu rekor zamlar, hayat pahalılığını körüklemekten başka ne işe yarar? İktidar, bütçe açığını kapatmanın yolunu yine vatandaşın gırtlağına çökmekte bulmuştur. Üretici kan ağlıyor, esnaf kepenk kapatmamak için direniyor, emekli ise zaten çoktan kaderine terk edilmiş durumda.
Sırada Elektrik Var: Karanlığa mı Gömüleceğiz?
Sadece akaryakıtla da bitmiyor... Kulislerde konuşulan, eli kulağında olan elektrik zamları ise bu ekonomik enkazın üzerine tüy dikecek cinsten. Sanayiciden evdeki emekliye kadar herkes, ay sonu gelecek faturanın korkusuyla yaşıyor. Akaryakıta yapılan bu "tarihi" zamlar, elektriğe gelecek fahiş artışların öncüsü, habercisidir.
Vatandaşın cebindeki son kuruşa göz diken bu anlayış, "sosyal devlet" ilkesini çoktan rafa kaldırmıştır. Bir yanda şatafatlı hayatlar sürenler, diğer yanda yarınki ekmeğinin derdine düşen milyonlar... Bu makas açıldıkça, toplumun adalete olan güveni de, yarına olan umudu da eriyip gidiyor.
Artık yeter! Bu zam yağmuru, bu kontrolsüz fiyat artışları bir "ekonomi politikası" değil, bir yönetim zafiyetidir. Tabelalar rekor kırıyor olabilir ama asıl rekor, halkın sabrının tükendiği noktadadır. Karanlığa ve yoksulluğa mahkum edilen bu millet, kendisine reva görülen bu "kaşıkla verip kepçeyle alma" oyununu unutmayacaktır.