Siyaset Ahlakı! Çürüyünce

MEKİN ŞAHİN
Siyaset Ahlakı! Çürüyünce07
1980 öncesi siyasi düşünce ne olursa olsun halkın örfü, ananesi ve geleneği daima öncelik olurdu. Bu yüzden yozlaşma, çürüme ve kimliksizleşme daima toprak altında kalır ve kururdu. Turgut Özal 24 Ocak kararlarıyla çürümenin düğmesine bastı. 1980 darbesiyle başlayan ahlaki yozlaşma bugünün aymaz ve yüzsüzlüğüne ulaştı. 1980 öncesi bir siyasetçi, bir bürokrat, bir iş adamı ve bilumum Türk halkı kanun dışı bir durumla karşılaştığın da ailesine hesap veremeyeceği için kanun dışı uygulamanın kıyısından geçmezdi. Balık baştan kokar. Devleti yöneten ''anayasayı bir kez delmeyle bir şey olmaz'' derse tüm kanun dışı uygulamanın kapısı sonuna kadar açılır. Öyle de oldu. Türkiye bu sonuca ön görüsü zayıf, ideali ideolojik olmayan ve siyaseti zenginleşme aracı gören kişilerin parti yönetimlerini işgal etmesiyle geldi. 12 Eylül askeri darbesi; 24 Ocak ekonomi paketini uygulatması için çürümüş değerlere övgüler dizen kişi ve kurumlara ihtiyaç duymuştu. Zamanla ihtiyacından fazlasını elde etti. Nitelik bitti! Dalkavuk göstergesi yapan nicel toplum ahlakı öne çıktı. CHP yönetim tarihini analiz ettiğimizde bu gerçeği daha iyi anlayacağız. Genel başkan İsmet İnönü. Tarihe cumhuriyetin kurucusu kadronun 2. Adamı olarak geçti. 1960 sonrası kendi dışında CHP yönetiminde olan kişilere bakalım. Genel Başkan İsmet İnönü (1960–1972) MYK ve Merkez Yönetimde Öne Çıkan İsimler. Bülent Ecevit – Genel Sekreter (1966’dan sonra), “Ortanın Solu” çizgisinin mimarı Kemal Satır – Genel Sekreter (1960’ların başı), İnönü’ye yakın merkezci kanat Turhan Feyzioğlu – Parti yönetimi ve Meclis grubu üzerinde etkili, daha tutucu kanat Orhan Eyüboğlu – Parti örgütlenmesi ve merkez yönetimde etkili İrfan Aksu – Parti yönetimi ve Meclis çalışmaları Suphi Baykam – Parti içi ideolojik tartışmalarda etkili Ali Topuz – 1960’ların sonuna doğru merkez yönetimde yükselen isim Genel Başkan Bülent Ecevit (1972–1980) MYK ve Merkez Yönetimde Öne Çıkan İsimler. Bülent Ecevit – Genel Başkan, ideolojik ve siyasi lider. Orhan Eyüpoğlu Deniz Baykal – Parti yönetimi ve hükümetlerde etkili, genç kadronun öne çıkan ismi İsmail Cem – Parti yönetimi, ideolog, sosyal demokrat çizgi Ali Topuz – MYK üyesi, örgütlenme ve parti içi denge unsuru Süleyman Genç- Gençlik kolları genel başkanı, PM üyesi ve Milletvekili Zeki Alçın- Gençlik kolları genel başkanı, Orhan Birgit – Parti sözcülüğü, ideolojik savunma hattı Ahmet Taner Kışlalı – Parti politikaları ve düşünsel çerçeve Deniz Baykal-Genel başkan (1992-2010) MYK yönetiminde öne çıkanlar. Erol Çevikçe, Adnan Keskin, İsmail Cem, Önder Sav, Atilla Sav, Eşref Erdem, Mehmet Sevigen, Ali Topuz, Ertuğrul Günay, Onur Öymen, Mustafa Özyürek, Kemal Anadol, Fuat Çay, Yılmaz Ateş, Seyfi Oktay, Cevdet Selvi, Mesut Değer, Bihlun Tamaylıgil …… Kemal Kılıçdaroğlu-genel başkan (2010-2023) MYK yönetiminde öne çıkanlar Kemal Kılıçdaroğlu – Genel Başkan Gürsel Tekin, Süheyl Batum, Önder Sav, Çetin Soysal, Ensar Öğüt, Oğuz Oyan, Oya Araslı, Necla Arat, Tekin Bingöl, Mesut Değer, Nevin Gaye Erbatur, Gökhan Günaydın, Şahin Mengü, Mehmet Ali Özpolat, Faik Öztrak Özgür Özel-genel başkan Öne çıkan MYK üyeleri: MYK üyeleri (2025): Selin Sayek Böke – Genel Sekreter, Ensar Aytekin – Yurtiçi Örgütlenme, Nurhayat Altaca Kayışoğlu – Yurtdışı Örgütlenme, Özgür Karabat – İdari ve Mali İşler, Gökan Zeybek – Yerel Yönetimler, Burhanettin Bulut – Medya & Halkla İlişkiler, Gül Çiftci – Seçim İşleri, Gökçe Gökçen – Hukuk İşleri, Evrim Rızvanoğlu – Çevre, Doğa & Hayvan Hakları Politikaları, Mustafa Sezgin Tanrıkulu – İnsan Hakları, Serkan Özcan – Kurumsal İlişkiler & Siyasi Parti İlişkileri, Namık Tan – Dış Politika & Dış İlişkiler, Deniz Yavuzyılmaz – Kamu Denetimi ve Yolsuzluklarla Mücadele, Ulaş Karasu – İşçi & Memur Sendikaları / Emek Büroları, Bihlun Tamaylıgil – İşveren Örgütleri & STK İlişkileri, Yankı Bağcıoğlu – Milli Savunma Politikaları, Güldem Atabay – Ekonomi Politikaları, Zeynel Emre – Parti Sözcüsü.. 1960 sonrası 1924 yılında kurulan CHP’nin iki genel başkanı ve MYK üyelerini, 1992 yılında yeniden açılan CHP’nin üç genel başkanını ve öne MYK üyelerini paylaştım. Bir karşılaştırma yapıldığın da 1960 sonrası CHP genel başkanı olan İsmet İnönü, Bülent Ecevit ve Deniz Baykal’ın ideolojik eksen üzerinde siyaset yaptığını, MYK üyelerinin aynı paralelde her birinin genel başkan seviyesinde bilgi, deneyim, formasyon ve önder kişiliklerden teşkil ettiğini göreceksiniz. Her MYK üyesi ve genel sekreterin ağzından çıkan her sözün İktidarı telaşa, CHP’ne umut bağlayana dalga dalga umut dağıttığını göreceksiniz. Çünkü at binicisine göre kişner. Her MYK üyesi ve genel sekreter İsmet İnönü’ye, Bülent Ecevit’e, Deniz Baykal’a bakar ona göre siyasi tavır alır, geliştirir ve savunur. Eleştirmesi gerekiyorsa uygun ortamını bulur, genel başkana neden ve niçinlerle detaylı anlatırdı. MYK üyelerinin tümü; CHP ocağında doğmuş, büyümüş, pişmiş ve mücadelenin militanı olmuş kişilerdi. Bu yüzden parti programını oluşturan ideoloji sol kültürün birikiminde olgunlaşmış ve programla vücut bulmuştur. CHP yönetimleri Nitelikli birikimin yansımasını taşıyordu. 2010 sonrası CHP ciddi kırılma yaşadı. Kırılma ideolojik eksenin ret edilmesiyle hızlandı. Ötekileşme anahtarı kimlikler; ideoloji yerini aldı. Toplumsal çözüm yerine kişilerin iktidarı öne çıkarıldı. Sağcılaşan CHP yönetimi, dindar insanların sorunu, etnik yapıların özlemlerine program temelli çözüm yerine; dindar ve etnikçi kişilere parti merkezinden yönetim sağlayarak çözmeye gitti. Halksız, militansız, örgütsüz, ilkesiz feodal siyaset ‘’yüce dağ başına’’ ışık oldu. Sonuç: Kemal Bey zamanında tüm objektif koşullara rağmen devleti yönetecek güç elde edilmedi. Her seçim sonucunda emekliye ve asgari ücretliye sitem edildi. ‘’Değişim’’ iddiasıyla genel başkan olan Özgür Özel, Kemal beyi aratır oldu. Halk CHP’ne koşuyor, Özel söylem ve eylemleriyle koşmayın kucağım size açık değil diyor. Diline gelen ilk şeyi söylüyor ve doğru ya da yanlış algıyla saldırıyor. İsmet İnönü, Bülent Ecevit ve Deniz Baykal dönemlerinde CHP’de siyaset yapmanın bir lezzeti vardı. Şimdi dana boynundan yapılmış yağsız kebabı ‘’Adana Kebap’’ diye yiyoruz. Ne tat var ne tuz hesabı … Çünkü tuz çürümüş, su kokmuş; siyasi ahlak toprağa gömülmüş!
Benzer Videolar