TÜRKEŞ MANGA
KozanBilgi.Net İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Ekonomide "Fabrika Ayarlarına" Dönüş: Lüks Değil, Üretim Şart!
"Mutfaktaki yangın sönmüyor, faturalar bel büküyor. Peki, çözüm gerçekten imkansız mı? Kamuda lüksten vazgeçilse, vekillerin 'parmak kaldırma' mesaisi sorgulansa ve beşli çetelere giden musluklar kesilse neler değişir? İşte KozanBilgi.Net Haber Sitesi Genel Yayın Yönetmeni Türkeş Manga'nın ekonomiyi düzlüğe çıkaracak 'halkçı' reçetesi!"
Türkiye ekonomisinin bugün içinde bulunduğu dar boğaz, sadece rakamlarla veya döviz kurlarıyla açıklanabilecek bir durum değil; bu bir tercih ve yönetim meselesidir. Vatandaşın mutfağındaki yangını söndürmek için pansuman tedbirlerden ziyade, sistemin köklerine inen radikal bir restorasyona ihtiyaç var. Peki, bu enkaz nasıl kalkar? Reçete aslında belli: Kamuda tasarruf, üretimde ucuz maliyet ve halkçı devlet anlayışı.
1. Vekillik Maaş Kapısı Değil, Hizmet Makamı Olmalı
Ekonomik iyileşme psikolojik bir güvenle başlar. Halktan kemer sıkması istenirken, kamudaki aşırı lüks tüketim sürdürülemez. Özellikle Meclis çatısı altındaki adaletsizlik, toplumun vicdanını yaralıyor. Bugün birçok milletvekili, halkın dertlerine derman olacak önergeler vermek yerine, sadece partilerinin grup kararlarına göre "arada bir parmak kaldırmaktan" öteye gitmiyor.
Yasama faaliyetine gerçek bir katkısı olmayan, sadece el kaldırıp indirmekle görevli bir yapının, asgari ücretlinin onlarca katı maaş alması kabul edilemez. Vekil maaşlarının bir öğretmen maaşıyla eşitlenmesi, siyasetin bir zenginleşme aracı değil, bir hizmet yarışı olduğunun en somut kanıtı olacaktır. Unutulmamalıdır ki; fikri hür öğretmenlerin yetiştirdiği nesiller bu ülkeyi kalkındıracaktır, sadece parmak kaldıran vekiller değil.
2. "Garantili" Sömürüye Son: Kamu Kaynakları Kamu İçin
Yıllardır "Yap-İşlet-Devret" modeliyle, halkın geçmediği köprüye, yatmadığı hastaneye ödediği hazine garantileri bütçenin üzerine bir karabasan gibi çökmüş durumda. Devlet, "beşli çete" olarak anılan yapıların kâr marjını değil, vatandaşın cebini korumalıdır. Vergilerimizle inşa edilen yollar ve köprüler, yine halka ücretsiz veya sembolik ücretlerle hizmet vermelidir. Devlet, asli görevi olan altyapı yatırımlarını kendi öz kaynaklarıyla yaparak, aracıların yüksek kâr hırsını sistemden temizlemelidir.
3. Enerji ve İletişimde "Halkçı" Müdahale
Üretimin kalbi enerjidir. Enerji dağıtımının özel şirketlerin kâr hırsına terk edilmesi, sadece haneleri değil, sanayiciyi ve çiftçiyi de bitirdi. Devletin enerji dağıtımında yeniden dizginleri ele alması, maliyetleri doğrudan düşürecektir. Elektrik ve doğalgaz ucuzladığında, bu durum iğneden ipliğe her ürünün fiyatına indirim olarak yansıyacak, üretim teşvik edilecektir.
Aynı durum iletişim sektörü için de geçerli. Altyapı yatırımı yapmadan sürekli tarife yükselten GSM operatörlerinin gözü doymak bilmeyen kâr hırslarına karşı devlet, denetleyici değil, halkın hakkını savunan bir "koruyucu" safına geçmelidir. İnternet ve haberleşme lüks değil, anayasal bir haktır.
Sonuç: Sosyal Devletin İhyası
Ekonomi, sadece kağıt üzerindeki büyüme rakamları değildir. Ekonomi, bir işçinin akşam eve giderken alabildiği ekmeğin taze olup olmadığıdır. Eğer devlet aldığı vergilerle "yol, su, elektrik" hizmetini sömürüsüz bir şekilde vatandaşına ulaştırabiliyorsa, işte o zaman gerçek bir iyileşmeden bahsedebiliriz. Kaynakları bir avuç azınlığa değil, milyonlara paylaştırdığımızda bu ülke yeniden ayağa kalkacaktır.