Alak Suresi 3 – 5: Oku… Rabbin Kalem İle Öğretti. Kalem Nedir?

İBRAHİM FAİK BAYAV
Alak Suresi 3 - 5: Oku... Rabbin Kalem İle Öğretti. Kalem Nedir?
Hazreti Muhammed'e resul vasfını kazandıran bu ilk surede, O'na 2'nci defa 'ikra' emri veriliyor: Alak Suresi üçüncü ayet: ''İkra, ve rabbüke el-ekrem''. Yani, Rabb, Hz. Muhammed'e ''Oku, Rabbin ekrem'' diyor. 'Rabbüke'l-ekrem' رَبُّكَ الْاَكْرَمُ ifadesi, Yaratan Zat'ın, rabblık özelliğinin, halkın genelinden ziyade Hazreti Muhammed'e yansıttığını belirtir. Artık Hazreti Muhammed, bazı şeyleri okumaya başlayacağı gibi, cehaletin ve bilgisizliğin her türünden gelecek şerre karşı da koruma altına alınacaktır. 'Ekrem' اَلْاَكْرَمُ sıfatı, en cömert; en değerli ve en kıymetli, demektir.  Rabb'in zatına ait değer ve kıymetin bir benzerinin, yaratılanlarda olamayacağını belirtir. Rabb'in 'kerim' sıfatı insanların üzerlerinde tecelli edebilir. Soru: Bu değeri ve kıymeti zatında taşıyan Rabb, ne yapar?.. Ne yapmıştır?.. Cevabı sonraki ayetlerde: Alak Suresi dördüncü ayet: ''Ellezi alleme bi'l-kalem''. Yani, O zat kalem ile öğretmiştir. Ayet kelimesinin Türkçe karşılığı bu iken, meal yapıcılarının yarısı kadarı, bu kelimeyi ''kalemle yazı yazmayı öğretti'' şeklinde Türkçeye çevirmişler. Yazı yazma işlemi 'kalem' adı verilen nesneyle olur elbette. Lakin kalemle sadece 'yazma' işlemi mi olur? Sonraki ayete bakalım: Alak Suresi beşinci ayet: ''Allame'l-insane ma lem yalem''. Yani, insana, bilmediği şeyi öğretti. Tabi, 'kalem' adı verilen nesne ile... Bu ayette 'kalem' اَلْقَلَمِ, öğretme ve öğrenme aracı olarak anlaşılıyor; ama, 'kalem' adı verilen şeyin ne olduğu belirtilmiyor. Kalem nedir? Arapça Türkçe lügatte belirtildiğine göre 'kalem', kesme, biçme, yontma, biçimlendirme ve şekillendirme işlemine yarayan her tür nesneye verilen addır. Lügatte, 'makas' olarak bildiğimiz terzi aleti de 'kalem' olarak tanıtılmış. Beyaz kağıt üzerine yazı ve resim oluşturan nesne KALEMdir elbette. Ziraatte meyva ağacına aşılaması yapılan yontulmuş çubuk da KALEMdir. O kadar mı?.. Dahası var: Günümüzün sanayi ortamında, metal maddeleri kesen, yontan, biçimlendiren ve şekillendiren nesneye de KALEM adı verilmiştir. Bunlar, hava çeliği kalem ve elmas kalem şeklinde anılırlar. Sanayide bu tip kalemleri bizzat ben kullandım. Demir maddesini, kestim, yonttum, biçimlendirdim. Ama önce, ustanın göstermesiyle ve öğretmesiyle kalemi işe yarar hale getirmeyi ve makinaya bağlamayı öğrendim. Aynen, ilkokulda, öğretmenin, kurşun kalemi kalemtraşla yontmayı, tutmayı ve çiziktirmeyi öğretmesi gibi. Hangi cins kalem konu edilirse edilsin, insana bilmediği şeyler KALEM ile ya da KALEM yardımıyla öğretilmektedir. Ayette iki defa tekrar edilen 'ikra' emri, ağızdan çıkan sözün aynen tekrar edilmesi anlamını veriyor gibidir. Lakin, 'ikra' emri, Hazreti Muhammed'in daha önce hafızasına aldığı şeyleri okuması anlamını da taşır. Kimlerden ne öğrendin, onu oku!.. anlamında da olur 'ikra' emri. Rabb, kalem ile bazı kimselere bazı şeyleri öğrettiğini belirtiyor ya!.. Duyduysan ve biliyorsan onu oku!. anlamında da olur. Mekke'nin sosyal yaşantısı, o yıllarda, genellikle cinsel ağırlıklıdır. Kadın erkek ilişkisi normal sayılmayacak düzeydedir. Dünyaya gelen bebeklerin 'kız' olmaları, -genellikle- hor görülme veya reddedilme sebebidir. Dünyaya gelen kızların toprağa canlı gömülme olayı da tüm Müslümanların zihninde yer etmiştir. Bu durum kadınlar açısından fecaattir. Hazreti Muhammed'e 'oku' emri, belki de, O'na bu konuda bildiklerini söyletme amaçlıdır. Yanlış bilinenler düzeltilecek ve doğru bilgiye dönüşecektir. Çünkü, hem erkek hem kadın yaratılmış iki cins insandır. Tefsir kitapları, 'oku' emrini alan Hz. Muhammed'in, okuma-yazma anlamında, ''ben okuma bilmem'' dediğini belirtiyorlar. Hazreti Muhammed, ilk vahyin geldiği anda okuma-yazma bilmiyorsa, sonradan yazmayı da, yazılanı okumayı da öğrenecektir. ''Allame bi'l-kalem'' ifadesi, Rabb'in kalemle okuma yazma öğrettiği hengamda, RESUL yapacağı kulunu okuma-yazma öğrenmekten mahrum bırakmazdı. Bırakmamıştır!.. İbrahim Faik Bayav (06.01.2026 09:04)
Benzer Videolar