“Organ Bağışı, Dinin Yaşatmaya Verdiği En Somut Cevaptır”
Türkiye'de ve dünyada her gün binlerce hasta, kendilerine uygun organ bulunmasını umutla bekliyor. Ancak bu hayati sürecin önündeki en büyük engellerden birini “Organ Nakli Günahtır” gibi hurafelere dayandırılan yaklaşımlar oluşturuyor. Bakara Suresi'nin 73.ayetinde bahsedilen hayvanın bir parçasından insanın yeniden hayata döndürülme konusunun bugün organ nakli ile modern tıbbın somutlaştırdığını belirten Araştırmacı Yazar Dr. Hülya İskenderoğlu Bahat, “Unutulmamalıdır ki Maide Suresi 32. ayette ‘kim bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir can kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur' hükmüyle, bu çabanın en büyük iyiliklerden biri olduğu net olarak bildirilmiştir” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de ve dünyada her yıl binlerce insan, yaşamla ölüm arasındaki ince çizgide organ bağışı bekliyor. Buna karşın modern tıbbın en büyük başarılarından biri olan organ naklinin önünde hâlâ “Organ nakli günahtır” gibi hurafelere dayanan yanlış inanışlar duruyor. Bu tür önyargılar, bağış yapılmasını ve transplantasyona uygun organların hayata kazandırılmasını ciddi ölçüde geciktiriyor.
Tedavisi yalnızca organ ve doku nakli ile mümkün olan hastalıklar, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli sağlık sorunlarından birini oluşturuyor. Sağlık Bakanlığı’nın 2025 yılı verilerine göre; Türkiye’de 25 bin 245 kişi böbrek, 2 bin 650 kişi karaciğer ve bin 477 kişi kalp nakli bekliyor. Bu hayati konuya farkındalık sağlamak amacıyla ülkemizde her yıl 3-9 Kasım tarihleri arasında "Organ ve Doku Bağışı Haftası" olarak kutlanıyor.
Araştırmacı Yazar Dr. Hülya İskenderoğlu Bahat