MEKİN ŞAHİN
Bizim gülüşlerimiz var ya!
Bizim gülüşlerimiz var ya!
Bizi anlamanız çok zor.
Derin izler taşır gülüşlerimiz.
Sabahın kuş uçuran soğuğunda, kaçmadan direnen
türkü tadında çığlıkların izi var o gülüşlerde.
Bizi anlamanız çok zor.
Yaşadığımız acıların, ayrılıkların
izi var gülüşlerimizde.
Hasretimiz var!
Sevdalarımıza gölge düşüren, saldırıların izi var.
Gecenin karanlığında saldıran çakalın
düşlerini geçirdiği ulumalarının izi var.
Birde
Yaşanan onca zulme karşı güneşe
uzanan, şarkıların direnen mısralarının mutluluk izi var
O gülüşlerde...
Siz bizi anlayamazsınız!
Sizin gülüşlerinizde bu gün var.
Dünde, bu günde ve yarında bizim gülüşlerimiz var!
Hayat benden alacağını almış. Bu saatten sonra kafamın koparılacağını bilsem, bir kibrit çöpünün elimden alınmasına izin vermem.
Yok öyle oluşuna bırakmalar, sabreden derviş falan filan.
Derler. Ve derinlere çekilme başlar. Oysa kral çıplak. Tıpkı Mart kedisi gibi bangır bangır bağırıyor.
Hayırdır burası yol geçen hanımı? Ya da Ali babanızın çiftliği mi?
Hak hukuk adalet diyorsunuz ama siz hak hukuk ve adalet gemisini karaya oturtuyorsunuz.
Cumhuriyet Halk Partili ahlaklı ve onurlu olur. Bu değerlerine saldırı gelirse, onu göğüs göğüsse çarpışarak taçlandırır. Oturduğu koltuğa, dolaylı yoldan elde ettiği güce sığınmaz.
Hatalar o kadar çok. Hangisini anlatalım.
İsterseniz Adana’dan örnek verelim. 31 Mart 2025 tarihi öncesi günlerdir merkez ilçe belediye başkan adayları açıklanmadı. Gerekçe sıcak ilişkilerin izleri. O izlerin istenen sonuçları. Zeydan
Karalar dışında her şey tersinden işledi.
Aday tespit kriterleri açıklanırken, liyakat yanında tanınırlık ve anket sonuçlarına göre karar verilecekti.
Doğru olan tüm üyelerin iradesinin yansıyacağı sandıkta seçim yapılmasıydı.
Yapmadınız! Peki söylediğiniz kriterlere neden uymadınız?
Bir merkez ilçede ankette 1.çıkan ile arasında 11 puan olan beşinci kişi aday gösterildi.
Gerekçe; sol olma ruhunu çıldırtacak sözler. Vah. Vah.
İki ilçeden birinde 22, diğerinde 10 üzerinde aday adayı var iken, o ilçelerde aday olmayan dolayısıyla o ilçeye ait tanınırlık ve destek anketleri olmayan kişiler aday gösterildi.
Bu söylemlerin bu arkadaşların şahsı ile ilgili değil. İktidar olma umudumuzu, kolları budanmış tuz gölünde kurutulmasınadır!
31 Mart 2024 tarihinden yaklaşık 18 ay sonra ne gördük?
Bir ilçe belediye başkanı menfaat temin etme iddiasıyla tutuklandı.
İki önemli merkez belediye başkanının AKP’ne geçeceği iddiaları gündeme bomba gibi düştü! Bütün bu gelişmelerin sorumlusu kim?
Çıkıp erkekçe hesabını versin!
Yaz sıcağında CHP tarihinde olmamış nedenler yüzünden %30-35 katılımlı delege seçimleri yaptırıldı. Görüntüde sandık var. Sandıklara atılan oylar zorlamalarla yarışmayı engelleyerek, tek listeli oy pusulasıyla seçimler yapıldı. Nedeni çok oy pusulalı seçim olduğunda seçilme şansı olmadığını bilenlerin, farklı güçleri kullanarak ‘’uzlaşma’’ adı altında tek listeye yazılan isimlerle delege seçilme isteğidir. Şimdi de Çukurova ilçesinde ilçe başkanlığı ve yönetimi seçimlerinin tek listeyle gidilmesi zorlanıyor. Gerekçe ilçenin sosyal durumu olsa, olmaz ama olur diyelim. Öylesi durum yok. Gerekçeleri Adana’da örgütleri pay edelim!
Sanki babalarının mirasını paylaşıyorlar. Çukurova ilçesinde delege seçimi esnasında buldukları icatla kalemi eline alanlar da sadece sessizce biz istemezuk diyor. Gidelim şeyhimize bir soralım, o ne derse onu yapalım diyerek; insanı her gün çürüten taş duvarlar arasında olan arkadaşa yeni yükleri sırtına koyuyorlar.
Onu; Azrail'in elindeki ölüm tırpanıyla baş kesenlerle karşı karşıya getiriyorlar. Doğru karar vererek, örgütü sadece ilçe sınırları içinde tutmayan, çalışmalarıyla, örgütlü önderliğiyle örnek yapacak ilçe başkanı ve yönetimini seçerek; onu taş duvarlar arasında huzura erdireceklerini bilmiyorlar. Bahaneleri çok.
Tümü ’de iradelerinin bahanesi değil. Önderlik yapmakta ki sorumluluklarına inanmamak ve güvenmemek. Devlet adamlığı, kinini ve kişisel hırsını yüreğine kor, devletinin çıkarı neyi gerektiriyorsa onu yapar.
Siyaset önderliği, kinini ve kişisel hırsını bir yana koyarak; toplumsal idealleriyle, parti çıkarlarını güçlü kılan yol ve yöntemlere göre yapılır. Kişi iktidarı ana hedef olmaz. Halkın çıkarlarını öne çıkaran emek ana hedef olur.
‘’Gecenin karanlığında saldıran çakalın
düşlerini geçirdiği ulumalarının izi var.
Birde
Yaşanan onca zulme karşı güneşe
uzanan, şarkıların direnen mısralarının mutluluk izi var
O gülüşlerde...’’