Yeni Parti’de “yeni yönetim” oluşumu/ 2

OKTAY EROL

Yeni Parti’de “yeni yönetim” oluşumu/ 2
Bir yandan soruşturma geçirip “tutuklu” yargılama süreci yaşayan, bir yandan da “soruşturma” geçirmeyip “iktidar” partisine katılan belediye başkanları “en çok” konuşulması gereken bir olgu… Neresinden ele alırsanız alın siyasetin “hastalıklı” yanını gösteriyor. Yapmıştır/ yapmamıştır ikilemine kapılmak istemiyorum… Eğer “kamuya” zarar vermişlerse üzerine gidilsin, bedeli ödetilsin! Ancak alicengiz/ silkeleme oyunlarıyla “bana katılan kurtulur” anlayışıyla topluma vereceği zararın bilinmeyişi/ gözden kaçılışı anlaşılır değil! Bir de bunun “kazanılmış hak” sayılışı, kutlama yapılışı, halkın istencinin umursanmayışı “siyasal duruş” olmamalı… “Temiz toplumdan” söz ediyoruz. Halkın verdiği kararın, “iktidar” gücüyle el değiştirmesinin yurttaşta açacağı yaralar konusunda öngörüsüzlük yaşamın tüm katmanlarında iz bırakacaktır. “Hırsızın, vurguncunun partisi olmaz” denir! Nerede olursa olsun “davranışını” bırakmayacağı, bulunduğu alana bulaştıracağı belirtilir! Onun için de “her yerde çürük elmalar olabilir, onlar yönetimlerden ne denli temizlenirse o denli kirlilikten arınmış sayılır” denir! Elbette, suçları kanıtlanmış olanlar varsa, kim olduğuna bakılmaksızın bedeli ödetilmelidir… *** Yeni Parti Genel Başkanı’nın gösterdiği çaba, yaşananlar ortada… Özel’e gerek “soruşturmaya” alınanların, gerekse “iktidar” partisine katılanların “neden aday yapıldığı” sorusu soruluyor. Kimlerin “tutuklu” bulunduğunu, kimlerin partisinden ayrıldığını, bunların “kim” olduğunu tek tek yazmayacağım… Ancak bu kadar “zayıf/ salpa/ korkak” kadronun oluşmasında sorumlu olanlar da titremeli, kendine gelmeli diyenlerdenim! Tüm baskılara karşın, “alın içeri beni, paşa paşa yatar çıkarım” diyen yürekliler de var, küçücük gözdağında ya da bir kirli koltuk uğruna yeri bırakıp gidenler de… Özel’in yurttaşla arasında oluşturduğu öyküyle, “gözdağına” dayanamayacak denli “korkaklık” içinde olanları aynı çatı altında düşünemem! “Ne çıktığım yoldan dönerim ne de bizden umut bekleyenleri yarı yolda bırakırım” demişti Özel… Peki, bunların “tümü” birden, bu çatı altında olmayı isterken, bu çatı altında yer almasını sağlayanlar da özeleştiri yapmak zorunda değil miydi? Bir yandan “iktidarın” baştan altını çizdiği “silkeleme” eylemini göz ardı edecek denli tutarsızlık, bir yandan Özel’in başından beri oluşturmaya çalıştığı “değişim” eyleminin zarar görme pahasına “kirli” işlere bulaşmak… *** Yeni Parti’de, yeni ilçe örgüt yönetimleri oluşurken, Özel’in genelde ortaya koymuş olduğu izlenimin zarar görmemesini istiyorum. Gerek belediyelerin gerekse kadrolarının oluşmasında buna pek de özen gösterilmediğini söylemem yanlış olmaz; başka türlü bu denli “utanmazca” parti değiştirmesi, belediyelerin “iktidar” kanadına geçmesi sağlanamazdı! Bir başıboşluk ya da bir “doymazlık” olduğu açık! Bunlara izleyici kalan örgütlerin olduğu açık! Önce şunu öğrenmemiz gerek: Parti’nin Atatürkçü, laik, devrimci, demokrat, hukuktan yana, hakça bölüşümü savunan, “liyakat” kavramına bağlı, bunları yaşam felsefesi sayan bir yapı mı; yoksa partiler arasında gidip/ gelen, toplumsal yaşamda gel/ gitleri olan, ekonomik gücünden başka sözü edilecek özelliği bulunmayan, sorunları zamanında konuşmak yerine halının altına süpürme alışkanlık yapan, biatçı/ tutucu/ bir yapı mı olduğuna karar verelim! Yeni Parti’nin eski alışkanlıklarla, eskinin saplantılarıyla başarı şansının ne olduğunu ne denli uzun soluklu olabileceğini yerel yönetimler göstermiş olmalı, görmek isteyenler için; haksız mıyım? ***   Yeni Parti’nin önündeki sınav, yalnızca iktidar olmak değil, iktidara yürürken hangi değerleri koruyacağını göstermektir. Özgür Özel’in yurttaşla kurduğu bağ, yıllardır biriken umutsuzluğun aşılabileceğini gösterdi. Ancak bu umudun kalıcılığı, meydanlarda yükselen sesin örgütlerde ne ölçüde karşılık bulduğuna bağlıdır. Belediye başkanları, meclis üyeleri belirlenirken gözetilmesi gereken ilkeler, il/ ilçe örgütleri oluşturulurken de geçerli olmalı. “Liyakat” yerine yakınlığın, ilke yerine çıkarın, sorgulama yerine “biatin” öne çıktığı bir yapıyla değişim sağlanabilir mi? Örgütlerin kuruluşunda yapılanlar, gelecekte nasıl bir siyasal anlayışla karşılaşacağımızın da göstergesidir. Yanlışlardan ders çıkarmak, özeleştiri yapmak, sorumluluk üstlenmek bir eksiklik değil, yenilenmenin gereğidir. Yurttaşın beklentisi kusursuz insanlar değil; baskı karşısında eğilmeyen, kamu hakkını kişisel çıkarının önünde tutan bir yönetim anlayışıdır. Soru şu: Yeni Parti, değişimi yalnızca anlatacak mı, yoksa belediyelerinden genel merkezine, il/ ilçe örgütlerinden kadrolarına kadar kendi içinde de yaşatacak mı? Bunun yanıtını sözler değil, yapılanlar verecektir. Bitti
Benzer Videolar