Kozan’ın Yirmi Yıllık Uyarısı Ve Acı Gerçek: Sismik Birikim Kapıda Mı?
Kozan’ın Yirmi Yıllık Uyarısı Ve Acı Gerçek: Sismik Birikim Kapıda Mı?
GİRİŞ: DÜNÜN UYARILARI, BUGÜNÜN ACI DERSLERİ
Yaklaşık yirmi yıl önce kaleme aldığım satırlarda; Kandilli Rasathanesi verilerine dayanarak Kozan ve çevresinde ivme kazanan küçük ölçekli depremlerin basit birer doğa olayı olmadığını, aksine bölgenin sismik birikimine işaret ettiğini ifade etmiş ve yetkilileri göreve çağırmıştım. O günlerde dile getirdiğimiz "Kozan büyük bir depreme hazırlıklı olmalı" uyarısı, maalesef geçen yıllar içerisinde yaşanan 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli büyük afetler ve ardından bölgede devam eden yoğun hareketlilikle tarihsel geçerliliğini ve haklılığını kanıtlamış durumdadır.
Bugün gelinen noktada, 20 yıl önceki kaygılarımızın ve tahlillerimizin sadece bir kehanet değil, jeofiziksel gerçeklerin somut bir yansıması olduğu açıkça görülmektedir.
1. TARİHSEL SİSMİK PROSESS VE BUGÜNKÜ TABLO
Yirmi yıl önce 1,7 ile başlayıp 2,0 – 3,5 aralığına sabitlenen sarsıntılar, Doğu Akdeniz ve Doğu Anadolu Fay Hattı üzerindeki stres transferinin ve Mikro-Levha hareketlerinin yerel göstergeleriydi.
Son dönemde özellikle Saimbeyli, Feke, Minnetli ve Kozan merkezli meydana gelen sarsıntılar (özellikle Saimbeyli Ayvacık hattında 5,1’e ulaşan ana şoklar ve Feke Akoluk çevresindeki 4,1’lik artçılar), 20 yıl önce işaret ettiğimiz sismik tırmanışın günümüzdeki devamıdır.
-
20 Yıl Önce: Mikro sarsıntıların 1,7'den 3,5 seviyelerine oturması ve periyodik hale gelmesi.
-
Bugün: Savrun Fay Zonu ve Saimbeyli-Kozan fay segmentleri üzerinde 4,0 - 5,1 büyüklüğündeki orta ölçekli sarsıntıların süreklilik kazanması.
Bu durum, bölgedeki fay hatlarının enerjilerini tamamen boşaltmadığını, Aksu ve Savrun fay kollarının gerilim biriktirmeye devam ettiğini ve Kozan Havzası'nın halen yüksek sismik risk altında bulunduğunu gösteriyor.
2. YERALTI SU SEVİYESİ, ZEMİN DEĞİŞİMİ VE "SIVIŞMA" TEHLİKESİ
Yirmi yıl önce Jeofizik Mühendisleri Odası (JFMO) Adana Şubesi Başkanı Sayın Melih Baki’nin uyarısıyla gündeme taşıdığımız "Yeraltı Su Seviyesinin Yükselmesi" ve "Zemin Yapısının Bozulması" tehlikesi, günümüzde inşaat jeofiziğinin en kritik başlıklarından biridir.
İçme suyu kuyularının kapatılması, Çatalan projesi sonrası su rejiminin değişmesi ve bilinçsiz zemin mudahaleleri; kentin yer altı su tablosunu yukarı taşımıştır. Zemin suyu seviyesinin yüksek olduğu alüvyon tabanlı ova ve dere yatağı bölgelerinde meydana gelecek olası şiddetli bir sarsıntı, Zemin Sıvılaşması (Liquefaction) riskini katbekat artırmaktadır.
Sarsıntı esnasında taşıma gücünü kaybeden sulu zeminler, üzerindeki çok katlı binaların devrilmesine veya yapısal çökmesine zemin hazırlamaktadır. 20 yıl önce "bodrumlarına su dolan binalar" için yapılan uyarılar, bugün yapı stoğunun korozyona uğraması ve taşıyıcı kolon rebarlarının (donatılarının) paslanarak mukavemetini kaybetmesi şeklinde önümüze acı bir bilanço olarak çıkmaktadır.
3. YAPI STOĞU VE KOZAN'DAKİ DÖNÜŞÜM İHTİYACI
Geçen 20 yıllık süreçte Kozan, dikey mimariye kayarak hızlı bir yapılaşma sürecine girdi. Her gün yeni devasa apartmanların yükseldiği ilçemizde, yapının yüksekliği kadar zeminin jeofiziksel yapısı ve mühendislik hizmetlerinin niteliği de hayati önem taşımaktadır.
6 Şubat depremlerinden etkilenen ve yorulan mevcut yapı stoğunun durumu:
-
Eski Yapılar: 1999 öncesi yönetmelikle yapılmış, korozyona maruz kalmış ve 2023 depremlerinden mikro düzeyde yorulmuş binaların acilen karot testleri ve zemin etütleri tazelenmelidir.
-
Yeni Yapılar: Radye temel, fore kazık ve zemin iyileştirmesi yapılmadan inşa edilen yüksek katlı yapılar için denetim Mekanizmaları sıkılaştırılmalıdır.
4. BİLİNÇLENDİRME, EĞİTİM VE YEREL MÜLKİ İDARENİN ROLÜ
20 yıl önce dile getirdiğimiz "yerel yönetimlerin ve yetkili organların sessizliği" eleştirisi, bugün modern afet yönetimi anlayışıyla (AFAD, Valilik, Kaymakamlık ve Belediyeler iş birliğinde) aşılmak zorundadır.
Atılması Gereken Öncelikli Adımlar:
-
Bina Envanteri ve Yapı Kimlik Kartı: Kozan'daki tüm binaların (özellikle geçmiş depremleri atlatmış yapıların) detaylı envanteri çıkarılmalı ve kentsel dönüşüm öncelik sırası belirlenmelidir.
-
Okullar ve Toplumsal Bilinç: Deprem bilinci ilkokul seviyesinden itibaren uygulamalı tatbikatlarla yerleştirilmeli; yerel basın (KozanBilgi.Net gibi kamuoyu oluşturan mecralar) aracılığıyla halk sürekli ve doğru bilgilendirilmelidir.
-
Toplanma Alanları ve Lojistik: Çok katlı yapılaşmanın yoğun olduğu mahallelerde deprem toplanma alanları imar planlarında korunmalı ve altyapıları (su, kanalizasyon, çadır/konteyner alanları) hazır tutulmalıdır.
SONUÇ: DÜN UYARDIK, BUGÜN MÜCADELE ZAMANI
Gerek Kandilli Rasathanesi'nin gerekse AFAD'ın son verileri; Saimbeyli, Feke ve Kozan üçgenindeki hareketliliğin durmadığını göstermektedir. Yirmi yıl önce "deprem tellallığı yapmak için değil, önlem alınması için" kaleme aldığımız bu uyarılar, bugün Kozan'ın geleceğini teminat altına almak için bir zorunluluktur.
Doğa olaylarını engellememiz mümkün değildir; ancak bilimin, mühendisliğin ve Liyakatli yerel yönetimin rehberliğinde zararları en aza indirmek bizim elimizdedir. Kozan, olası büyük bir sarsıntıya kentsel dönüşümüyle, bilinçli halkıyla ve hazırlıklı kurumlarıyla tam teşekküllü hazır olmak zorundadır.