10. Uluslararası Adana Lezzet Festivali Başladı
9-10-11 Ekim tarihlerinde “Acısıyla Tatlısıyla On Yıl, On’ca Lezzet” temasıyla Adana’nın eşsiz lezzetlerini dünya ile buluşturacak olan 10. Uluslararası Adana Lezzet Festivali, Vali Mustafa Yavuz ve Eşi Süreyya Yavuz Hanımefendi’nin katılımıyla gerçekleştirilen renkli kortej yürüyüşü ve ardından yakılan geleneksel mangal ateşiyle coşkuyla başladı.
Merkez Park’ta düzenlenen görkemli açılış programına; Vali Mustafa Yavuz, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, vali yardımcıları, kaymakamlar, belediye başkanları, oda başkanları, sivil toplum kuruluşları ile kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, usta şefler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Kortej yürüyüşünün akabinde saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda; Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Bekir Sütcü, Yüreğir Belediye Başkan Vekili Tarık Özünal ve Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer birer konuşma yaptı. Ardından kürsüye gelen Vali Mustafa Yavuz, katılımcılara hitap etti.
Türkiye’nin en büyük gastronomi festivalinin ateşini bugün yine ülkenin en büyük festival alanı olan Merkez Park’ta yakacaklarını belirten Vali Mustafa Yavuz, şunları söyledi:
“Bu yıl arkada da görüldüğü üzere ‘Acısıyla Tatlısıyla On Yıl, On’ca Lezzet’ diyoruz. İnşallah üç gün boyunca bu Merkez Park’ta, Türkiye’nin en büyük lezzet festivalinde il dışından, yurt dışından ve ilimizden gelen tüm misafirlerimiz doya doya eğlenecekler, farklı lezzetleri tadacaklar; onları buradan mutlu, mesut ve güven içerisinde uğurlayacağız.”
Festivalin kendileri için çok özel bir yeri olduğunu vurgulayan Vali Yavuz, organizasyonun arkasında 10 yıllık büyük bir emek bulunduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:
“Belediyelerimiz, odalarımız, borsalarımız, işletmelerimiz, kamu kurum ve kuruluşlarımız, basınımız ve tüm Adanalı hemşehrilerimizin gerçekten çok büyük katkısı bulunuyor. Üç gün boyunca sürecek bu etkinliğin arkasında aylarca verilen titiz bir çalışma yer alıyor. İlk yıl belki çok mütevazı şartlarda oluşturulan ve Adanalı hemşehrilerimizle buluşturulan bu festival; bugün 10. yılında artık tek bir kurumun veya kuruluşun değil, iki buçuk milyonluk Adanalı hemşehrimizin ortak emeği ve ortak festivali haline gelmiştir. Bu vesileyle tüm Adanalı hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Gönüllerini ve emeklerini ortaya koyarak bu organizasyonu her geçen gün büyüttüler ve tek rakamlı yıllardan çift rakamlı, yani 10. yıla taşıdılar.”
Bunun gururunu ve coşkusunu yaşadıklarını dile getiren Vali Yavuz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ama aynı zamanda omuzlarımıza çok büyük bir sorumluluk yüklendiğinin de farkındayız. Bugüne kadar nasıl geldiysek, bundan sonra da birlik ve beraberlik içinde, el ele vererek bu festivali daha da büyütecek; nice 20, 30 yıllara hep birlikte taşıyacağız. Sizlere inanıyor ve güveniyorum. Daha önceki konuşmalarımda da bahsetmiştim; bu festivalin bir hikâyesi var. Gerçekten 9 yıldır yazılan bir hikâye bu. Ancak bu hikâyeyi tek bir kişi ya da tek bir kurum yazmadı; tüm kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz, odalarımız ve Adana halkı bu destanı birlikte kaleme aldı. Zaten bu yüzden bugün buraya Türkiye’nin en büyük gastronomi festivali diyoruz. İşte bu yüzden bu festival çok özel ve çok kıymetli.”
10 yıl önce çıkılan bu yolculukta artık uluslararası bir lezzet festivalinden bahsedildiğini belirten Vali Yavuz, konuk ülke ve illere dair şu bilgileri paylaştı:
“Üçüncü yılımızda 12 ülkeyi bu alanda misafir etmiştik; bugün de alanımızda 3 konuk ülke ve 2 konuk il bulunuyor. Sadece Adana’nın lezzetlerini değil; Çukurova’nın, ülkemizin farklı yörelerinin ve dünyanın dört bir yanındaki farklı kültürlerin tatlarını ziyaretçilerimizle buluşturduk, buluşturuyoruz ve bundan sonra da buluşturmaya devam edeceğiz. Bu yıl konuk olan ülkelerimizi gezdiğinizde göreceksiniz; Hindistan’dan Azerbaycan’a, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden, yanı başımızdaki konuk ilimiz Kayseri’ye ve Ege’deki Muğla’ya kadar uzanıyoruz. İnşallah onların da lezzetlerini hep birlikte tadacağız.”
Adana’ya çok yakışan “Festivaller Şehri Adana” tanımlamasına değinen Vali Yavuz, “Artık her yerde duyuyorum, herkes bu ifadeyi şehrimizin başına koyuyor: ‘Festivaller Şehri Adana.’ Mart ayında başlayan yolculuk yıl sonuna kadar devam ediyor. Mart ayında Tiyatro Festivali, hemen ardından nisan ayında Portakal Çiçeği Karnavalı, geçen hafta 33. yılını tamamlayan Altın Koza Film Festivali, bugün Lezzet Festivali, kasım ayının ilk haftasında sizlerle buluşacak olan Kültür Yolu Festivali… Aralarda irili ufaklı başka etkinliklerle birlikte 12’den fazla festival yıl boyunca Adana’da gerçekleştiriliyor. Gerçekten ‘Festivaller Şehri Adana’ unvanı şehrimize çok yakışıyor, sizlerle birlikte daha da anlam kazanıyor.” dedi.
Etkinliğin sadece bir lezzet festivali olmadığını, şehrin sosyal hayatına ve ekonomisine çok ciddi katkılar sunduğunu ifade eden Vali Mustafa Yavuz, şu rakamları paylaştı:
“2024 rakamlarıyla 800 binden fazla ziyaretçinin geldiğini ve 3,7 milyar liranın üzerinde bir ekonomik hareketliliğe sahne olduğumuzu görüyoruz. Aynı şekilde Adana’nın turizmini de güçlendiriyor. Bugün Adana’da tüm otellerimiz ve misafirhanelerimiz dolmuş durumda. Bu hareketlilik sadece Adana ile sınırlı kalmıyor; Mersin’den Osmaniye’ye ve Hatay’a kadar tüm bölgeye yayılıyor. Artık bu festival Adana’nın sınırlarını aşarak Doğu Akdeniz’in en büyük festivali haline gelmiştir ve sizlerle birlikte büyümeye devam edecektir. Bu hedeflere ulaşırken en büyük arzumuz, her misafirimizin Adana’dan ayrılmadan önce yeniden geleceği günü planlamasıdır. Bütün amacımız ve gayemiz budur. Lezzetlerimiz damaklarda, insanımızın sıcaklığı gönüllerde iz bıraksın istiyoruz; çünkü Adana’da bir sofrayı paylaşmak, hepinizin bildiği gibi dostluğun ve sohbetin de başlangıcıdır.”
Adana’nın tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış ve göç almış zengin bir kültürel yapıya sahip olduğunu belirten Vali Yavuz, mutfak kültürüne ve yeni hedeflere ilişkin şunları kaydetti:
“2,5 milyona yakın nüfusumuzun yanı sıra Adana, tarihten bu yana farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış ve çeşitli coğrafyalardan göç almıştır. Bu durum zengin bir kültürel yapı ortaya çıkarmış ve mutfak kültürümüzü de doğrudan zenginleştirmiştir. Dolayısıyla üç gün boyunca farklı kültürlerin eşsiz tatları da sizlerle buluşacaktır. Bu hikâyenin diğer önemli bir parçasını da 24 coğrafi işaretli ürünümüz oluşturuyor; bunları festival alanında hem görecek hem de tatma imkânı bulacaksınız. Ancak bugüne kadar ihmal ettiğimiz bir alan var: Toroslar’dan Çukurova’ya, oradan Karataş’a kadar uzanan coğrafyamızda deniz ürünlerimizi yeterince ön plana çıkaramamıştık. Bu konuda bir karar aldık; Doğu Akdeniz’in en büyük balıkçılık filosuna sahip olan ilimizin deniz ürünlerini bundan sonra festivallerimizde çok daha fazla yer alacak şekilde entegre edeceğiz. Önümüzdeki yıllarda kebabımız ve şırdanımız gibi deniz ürünlerimizi de bu festivalin vazgeçilmez bir parçası haline getireceğiz.”
Bu yılki festivalin en önemli özelliklerinden birinin de “sıfır atık” teması olduğuna dikkati çeken Vali Yavuz, “Festivalimizde kullanılacak poşetlerden pipetlere ve ambalajlara kadar tüm ürünler biyobozunur malzemelerden üretilmiş olup festival alanında bu anlayışla kullanılacaktır. Atıkları kaynağında ayrıştırarak geri dönüşümü önceleyecek ve bu festivali Türkiye’nin öncü çevre dostu etkinliklerinden biri yapacağız. Bu konuda sizlerin de desteğine ihtiyacımız var.” dedi.
Festival boyunca sadece lezzetlerin yer almayacağını; yarışmalar, müzik dinletileri, konserler, spor müsabakaları ile kültürel ve sanatsal etkinliklerin de ziyaretçilerle buluşacağını belirten Vali Mustafa Yavuz, sözlerini şu anlamlı ifadelerle tamamladı:
“Biz de festivalimizin bir geleneği olarak birazdan festival ateşini hep birlikte yakacağız ve açılışı gerçekleştireceğiz. Son söz olarak; toprağımızın bereketine ve insanımızın maharetine duyduğumuz güvenle buradan tüm Adana’ya, ülkemize ve dünyaya söylüyoruz: ‘Dünya bir mutfak olsaydı başkenti Adana olurdu. Ateşi ise Adana’da yanardı!’ Acısıyla, tatlısıyla nice güzel yılları aynı sofrada paylaşmayı temenni ediyorum. Festivalimizin Adana’mıza ve tüm hemşehrilerimize huzur, mutluluk ve bereket getirmesini diliyorum. Gelen tüm misafirlerimizin huzur ve güven içerisinde bir festival yaşaması için gereken tüm tedbirleri de aldığımızı son olarak belirtmek istiyorum.”
Konuşmaların ardından Vali Mustafa Yavuz, protokol üyeleriyle birlikte festivalin simgesi olan mangal ateşini yakarak açılış coşkusunu taçlandırdı.