Cahil Cesaretinin Bilimsel Adı ya da Dunning–Kruger Etkisi

SELMA ERDAL
Cahil Cesaretinin Bilimsel Adı ya da Dunning–Kruger Etkisi
Biz eskiden bu tutum ve davranış biçimine kısaca “cahil cesareti” derdik. Bir konuda pek bilgisi olmayan ama fikri son derece kesin olan insanları görünce şaşırmazdık. Çünkü yaşam bize çoktan öğretmişti: İnsanlar çoğunlukla bilmedikleri konuda, bildikleri konudan daha rahat konuşabiliyor. İşte psikoloji bu davranış biçimine bir ad verdi: Dunning–Kruger etkisi. Adı biraz havalı. Ama mahalle kahvesindeki karşılığı daha kısa: “Bilmiyor ama kendinden çok emin.” Ya da bildiğimiz adıyla: Cahil cesareti. İşin ilginç yanı şu ki insan bazen yalnızca az bilmiyor; ne kadar az bildiğini de bilmiyor. İnternette bu durumu anlatan bir grafik dolaşıyor. Kişi biraz bilgi edinir, özgüveni birden yükselir. Sonra gerçekten öğrenmeye başlayınca işlerin sandığı kadar basit olmadığını fark eder. Okudukça sorular çoğalır, özgüven düşer. Gerçekte öğrenmenin başladığı yer de tam burasıdır: “Ben galiba düşündüğüm kadar bilmiyorum.” Ama ne yazık ki herkes o noktaya gelmiyor. Bazıları daha ilk tepede ev yaptırıyor. Manzara güzel. Özgüven bol. Kuşku yok. Kaynak okumaya gerek yok. Bugün bu davranış biçiminin en verimli alanı sosyal medya. Salgın çıkar, herkes doktor. Deprem olur, herkes jeolog. Faiz değişir, herkes ekonomist. Savaş başlar, herkes dış politika uzmanı. Futbolu hiç saymıyorum; o konuda nüfusun önemli bir bölümü zaten teknik direktör. Eskiden yanlış bilgi kahvede dört kişiye anlatılırdı. Küresel iletişim çağında birkaç saniye içinde binlerce kişiye ulaşabiliyor. Teknoloji bilgiyi demokratikleştirdi. Ama cehalete de iyi bir dağıtım ağı sağladı. İlginç olan ise gerçekten bilgili insanların çoğunlukla daha tedbirli konuşmasıdır: “Mevcut veriler bunu gösteriyor.” “Kesin konuşmak zor.” “Bu konuda farklı görüşler var.” Ama cahil cesareti bundan pek hoşlanmaz. Uzman: “Emin değilim.” der. O hemen atılır: “Bak, o da bilmiyor!” Bilmezler ki gerçek bilgi yalnızca bildiklerinin toplamı değildir. Biraz da bilmediklerinin sınırını görebilmektir. Dunning–Kruger etkisini de abartmamak gerekir. İnternette dolaşan “Aptallık Dağı, Umutsuzluk Vadisi” grafiği özgün bilimsel çalışmanın birebir grafiği değildir; sonradan popülerleşmiş bir anlatımdır. Ama anlattığı şey bizim topluma pek yabancı değil: Az bilgi, çok kanaat. Belki de asıl sorun cahillik değildir. Hepimizin bilmediği çok şey var. Gerçek sorun, bilmediğini bilmemek. Daha kötüsü, bilmediğini bilmediği hâlde başkalarına öğretmeye kalkmak. En kötüsü de bunun üzerine bir mikrofon bulmak. Belki çağımızın gereksinimi daha çok konuşmak değil; “Bilmiyorum” diyebilecek kadar bilmek. Böylece toplumsal kirlenmeyi daha da artıran bilgi kirliliğinin önüne biraz olsun geçilebilir. Kim bilir? Selma Erdal; Didim, 26 Eylül 2026
Benzer Videolar