Kasâme, İslâma Karşı Savaşanlar, Kısas ve Diyet Hadisleri
el-Lü'lüü ve'l-Mercân eserinden derlenen, Buhârî ve Müslim’in ittifak ettiği (Müttefekun Aleyh) kasâme, İslâm hukukunda suçlar, kısas ve diyet hükümleri ile ilgili sahih hadis-i şerifler şunlardır:
Sünnetin Korunması ve Hadis Nakli
Hz. Ali (r.a.), Hz. Peygamber’in (a.s.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
"Benim ağzımdan yalan uydurmayınız! Her kim benim ağzımdan yalan söylerse ateşe girsin!"
(Sahih-i Müslim Hadis No: 2)
Kasâme, Kısas ve Diyet İle İlgili Sahih Hadis-i Şerifler
1. Kasâme Usulü ve Hayber Cinayeti
Sehl b. Ebû Hasme ve Râfi' b. Hadîc (r.a.) anlatıyor:
Abdullah b. Sehl ile Mes'ûd b. Zeyd b. Muhayyısa Hayber'e gittiler. Bir süre sonra Muhayyısa, Abdullah b. Sehl'i öldürülmüş olarak buldu ve onu defnetti. Ardından Hz. Peygamber’e (a.s.) geldiler. Yaşça en küçük olan Abdurrahman konuşmaya başlayınca Hz. Peygamber (a.s.): "Yaşı büyük olana tazim et!" buyurdu.
Olay anlatılınca Hz. Peygamber (a.s.):
"Bu cinayetin Hayberliler tarafından yapıldığına elli defa yemin ederseniz arkadaşınızın diyetine hak kazanırsınız." buyurdu.
Görmedikleri olay için yemin etmekten çekindiklerinde ve kâfirlerin yeminine razı olmadıklarında, Hz. Peygamber (a.s.) Abdullah b. Sehl'in diyetini kendi beytülmalinden verdi.
(Sahih-i Müslim Hadis No: 3157)
2. İrtidat ve İslâm Devletine Karşı İşlenen Suçlar (Ureyne Hadisesi)
Enes b. Mâlik (r.a.) anlatıyor:
Ureyne kabilesinden Medine'ye gelen bazı kimseler hastalandı. Hz. Peygamber (a.s.) onları tedavi amacıyla zekât develerinin yanına gönderdi. İyileştikten sonra develerin çobanlarını katledip dinden döndüler ve develeri gasp ettiler. Arkalarından gönderilen müfreze onları yakaladı; elleri ve ayakları kesilerek Harre mevkiinde cezalandırıldılar.
(Sahih-i Müslim Hadis No: 3162)
3. Gasp ve Cinayette Kısas Uygulaması
Enes b. Mâlik (r.a.) naklediyor:
Bir Yahudi, bir cariyeyi üzerindeki gümüş süs eşyalarını almak için taşla ağır yaraladı. Cariye ölmeden önce Hz. Peygamber'in huzurunda katilin o Yahudi olduğunu işaretle doğruladı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (a.s.) katile aynı şekilde kısas uygulanmasını emretti.
(Sahih-i Müslim Hadis No: 3165)
4. Meşru Müdafaa Durumunda Diyet Düşmesi
İmrân b. Husayn (r.a.) anlatıyor:
İki kişi kavga ederken biri diğerini ısırdı. Isırılan kişi elini çekince ısıranın ön dişi söküldü. Davayı inceleyen Hz. Peygamber (a.s.):
"Erkek hayvanın ısırdığı gibi ısırırsınız ha! Bu çıkan diş için diyet gerekmez!" buyurarak tazminat hükmetmedi.
(Sahih-i Müslim Hadis No: 3168)
5. Kısasın İlahi Hüküm Olması ve Af
Enes (r.a.) naklediyor:
Bir yaralama olayında Hz. Peygamber (a.s.) kısas uygulanmasını emretti. Ümmü Rubey' kısas kararına itiraz edince Allah Resûlü (a.s.): "Kısas Allah'ın farz kıldığı kanundur." buyurdu. Karşı taraf en sonunda diyeti kabul edip affedince Hz. Peygamber (a.s.):
"Allah'ın öyle kulları var ki bir konuda Allah'a yemin etse, Allah onu yemininde doğru çıkarır." buyurdu.
(Sahih-i Müslim Hadis No: 3174)
6. Müslüman Kanının Haram Olması ve İlk Dava
Abdullah b. Mes'ûd (r.a.) naklediyor:
Hz. Peygamber (a.s.) buyurdu ki:
"Müslüman bir kimsenin kanını akıtmak şu üç sebep dışında helal değildir: Evli olduğu halde zina eden, haksız yere birini öldüren ve dinini terk edip cemaatten ayrılan."
(Sahih-i Müslim Hadis No: 3175)
"Haksız yere öldürülen her kişinin günahından Âdem'in ilk oğluna bir pay ayrılır. Çünkü cinayet çığırını ilk açan odur."
(Sahih-i Müslim Hadis No: 3177)
"Kıyamet gününde insanlar arasında görülecek ilk dava kan dökmeyle ilgili olanlardır."
(Sahih-i Müslim Hadis No: 3178)
7. Veda Haccı Hitabında İnsan Hakları ve Dokunulmazlık
Ebû Bekre (r.a.) anlatıyor:
Hz. Peygamber (a.s.) Veda Haccı'nda haram ayları ve Mekke'nin hürmetini hatırlattıktan sonra şöyle buyurdu:
"İyi biliniz ki; bu şehrin, bu ayın ve bu günün saygınlığı gibi kanlarınız, mallarınız ve namuslarınız da birbirinize haramdır ve saygındır. Benden sonra birbirinizin boynunu vuracak şekilde delalete düşmeyin."
(Sahih-i Müslim Hadis No: 3179)
8. Cenine Karşı İşlenen Suçlarda Diyet (Gurre)
Ebû Hüreyre ve Muğîre b. Şu'be (r.a.) anlatıyor:
Kavga sırasında bir kadının çocuğunun düşmesine sebep olan olayda Hz. Peygamber (a.s.), düşen çocuk (cenin) karşılığında bir köle veya cariye (gurre) tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Hz. Ömer (r.a.) döneminde de bu hüküm Muğîre b. Şu'be ve Muhammed b. Mesleme'nin şahitlikleriyle uygulamada esas alınmıştır.
(Sahih-i Müslim Hadis No: 3183, 3186, 3188)