Son Baskı’dan “Çukurova: Kent-Kültür-Bellek” dosyası
Son Baskı’nın 17 yazıdan oluşan yeni özel dosyası “Çukurova: Kent, Kültür, Bellek”, Adana ve Çukurova’nın kültürel hafızasını edebiyat, tarih, kent çalışmaları ve toplumsal bellek ekseninde ele alıyor. Akademisyen, edebiyat öğretmeni ve araştırmacıların katkılarıyla hazırlanan çalışma, bölgenin kültürel birikimine çok yönlü bir bakış sunuyor.
5 Ocak 2004’te Adana merkezli olarak yayın hayatına başlayan Son Baskı (www.sonbaski.com), “Söz Uçar Yazı Kalır” anlayışıyla sürdürdüğü yayıncılık serüveninde bu kez doğduğu coğrafyanın hafızasına odaklandı. Son Baskı’nın özel dosya dizisinin yeni çalışması olan “Çukurova: Kent, Kültür, Bellek”, Adana ve Çukurova’nın kültürel belleğini farklı disiplinlerden bakış açılarıyla değerlendiren kapsamlı bir kaynak olarak yayımlandı.
Dosyanın sunuş yazısını kaleme alan Çukurova Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Apaydın, kent–kültür–bellek çalışmalarının yerel kültürlerin görünürlüğünü artırdığına ve kolektif belleğin kayıt altına alınmasına katkı sunduğuna dikkat çekti. Prof. Apaydın, Adana’nın göçlerle şekillenen çok katmanlı kültürel yapısının bu tür çalışmalarla daha görünür hale geldiğini vurguladı.
Ayşegül Örün, Yaşar Kemal’in ‘Yılanı Öldürseler’ romanında kolektif suç ve belleğin izlerini sürerken Gökçe Gökalp Doğan, ‘Teneke’ romanı üzerinden Çukurova’nın tarımsal dönüşümünü ve sınıfsal çatışmalarını inceliyor. Gözde Orçan ise ‘Höyükteki Nar Ağacı’ romanı aracılığıyla bölgenin doğasını, kültürünü ve çalışma yaşamını değerlendiriyor.
Orhan Kemal’in eserlerinde şekillenen Adana imgesi de dosyanın önemli başlıkları arasında yer alıyor. Soner Eşberk, yazarın romanlarında kurulan Adana tasavvurunu bütüncül biçimde ele alırken Suna Kaya, “Uyku” öyküsünden hareketle çocuk emeği ve mekân ilişkisini tartışıyor. Ezgi İtmeç, Muzaffer İzgü’nün ‘Zıkkımın Kökü’ eserindeki çocukluk belleğini incelerken Murat Tatar da Kâmuran Şipal’in ‘Demir Köprü’ romanındaki kent hafızasına odaklanıyor.
Göksu Koç, Ali Özgür Özkarcı’nın ‘Erkek Dutların Gölgesinde’ romanında Ermeni meselesinin ve kolektif belleğin izlerini araştırırken Sibel Doğru Zorman, Ayla Kutlu’nun ‘Asi... Asi’ romanı üzerinden başka bir Çukurova mekânı olan Hatay’ın kültürel hafızasına ışık tutuyor.
Mehmet Uluğtürkan ise Tanzimat dönemi devlet adamı ve şair Ziya Paşa’nın Adana Valiliği yıllarını inceleyerek kentin tarihsel gelişimine farklı bir perspektif kazandırıyor.
Zafer Doruk da Adana’nın özellikle 1950’lerden sonraki dönüşümünü, göçleri, demografik değişimleri ve modernleşme süreçlerini kent–kültür–bellek ilişkisi çerçevesinde değerlendiriyor.