Saldırdık mı Türkiyem? AKP’nin Reklam Siyaseti ve Ruhunu Kaybeden Takım!
Saldırdık mı Türkiyem? AKP'nin Reklam Siyaseti ve Ruhunu Kaybeden Takım!
Büyük umutlarla, dualarla ve ekran başında tek yürek olmuş milyonların coşkusuyla uğurlamıştık onları. AKP iktidarının, arkasına devletin tüm imkanlarını alarak, kendi yandaş televizyon kanallarında sabah akşam döndürdüğü şaşalı reklamları hatırlıyorsunuz değil mi? Sanki her şey mükemmelmiş, ortada devasa bir başarı varmış gibi yandaş medyada yürütülen o algı operasyonları, o içi boş reklam kampanyaları hafızalarımızda hala taze.
Peki, o devasa bütçeli reklamların, siyasi şovların ve müzikli uğurlamaların arkasından ne çıktı? Koca bir hayal kırıklığı, vizyonsuz bir yönetim ve arkasına bakmadan, ülkeye yakışmayan görüntülerle geri dönen bir takım…
Bugün net bir şekilde itiraf etmek gerekir ki; AKP iktidarı her alanda olduğu gibi sporda da, futbol yönetiminde de tamamen başarısız olmuştur. Siyaseti sporun içine bu kadar sokmanın, liyakat yerine yandaşlığı tercih etmenin bedelini, dün gece tüm Türkiye sahada bir kez daha utançla izledi.
Yandaş Medyanın Şişirdiği Balon Patladı!
Kendi havuz medyalarında milyarlık reklam projeleriyle bu takımı pazarlayanlar, sahadaki o ruhsuzluğu gizleyebileceklerini sandılar. Türk milletini temsil etmekten fersah fersah uzak olan bu oyuncuların önceliğinin milli forma değil, başka şeyler olduğu gün gibi ortada.
Soruyoruz: Bu ülkenin gençliğine rol model olarak sunulan bu futbolcuların o iğrenç saç şekilleri, vücutlarındaki marjinal görüntüler Türk milletinin asaletini mi yansıtıyor? Sahada akıtılacak helal alın terinden, milli ruhtan beslenmek yerine; saça jöle sürmeyi, imaj peşinde koşmayı hüner sayan bir oyuncu grubu var karşımızda. Gençlerimize örnek olması gerekenlerin düştüğü bu durum, iktidarın sporda yetiştirdiği neslin de acı bir vesikasıdır.
Bir futbolcuda önce saça sürülecek jöle ya da yandaş kanallardaki reklam kontratları değil; göğsünde taşıdığı o kutsal armanın, Ay-Yıldız'ın ruhu olacak!
Masraflar Boşa, Emekler Zayi Oldu
Ekonomik krizin pençesinde, dişinden tırnağından artıran bu aziz milletin vergileri, iktidarın yandaş kanallarına reklam bütçesi olarak akıtılırken ortaya konan bu teslimiyetçi oyun kabul edilemez. Yapılan o devasa masrafların, verilen emeklerin karşılığı bu rezalet olmamalıydı.
Milli Takım, AKP iktidarının kendi medyasında propaganda yapacağı, yandaş kanallarını fonlayacağı bir reklam aparatı değildir. Orası 85 milyonun gururudur. Eğer o sahaya çıkılıyorsa, önce o milli ruh yürekte hissedilecek.
Siyasetin gölgesinde, yandaş medyanın şişirmesiyle buraya kadar gelenlerin balonu ilk ciddi sınavda patlamıştır. Türk futbolunu bu basiretsizliğe mahkum eden iktidar da, sahadaki o ruhsuz görüntünün müsebbipleri de bu milletin kırgınlığını ve öfkesini asla unutmamalıdır. Biz "Saldırdık mı Türkiyem!" diye haykırırken ekran başında, sahada gerçekten savaşan bir Türk takımı görmek istiyoruz; yandaş kanalların reklam yıldızlarını değil!