1,9 trilyonluk bütçe var, güvenlik yok: okullar şiddetin kucağına itiliyor

Türkiye’de eğitim yuvaları, artan şiddet olaylarıyla adeta birer "risk alanına" dönüştü. Milli Eğitim Bakanlığı’nın devasa bütçesine rağmen okullara güvenlik personeli ve ekipman için doğrudan kaynak aktarmaması, bizzat sistemin içinde bir güvenlik açığı yaratıyor.

okullarda "güvenlik" lüks mü oldu?

Velilerin en büyük korkusu haline gelen okul içi şiddet, 2026 yılında eğitim gündeminin en karanlık başlığı oldu. Yaklaşık 1,9 trilyon liralık bütçeyi yöneten MEB’in, okulların fiziki korunmasını büyük oranda okul aile birliklerinin insiyatifine (ve velilerin cebine) bırakması tepkileri büyütüyor.

sendikalar ayakta: "öğrenciler savunmasız"

Eğitim sendikaları, okulların artık sadece eğitim verilen yerler değil, dışarıdan gelen saldırılara açık, denetimsiz alanlar haline geldiği konusunda hemfikir. Şiddetin dozunun artması ve hatta okul koridorlarına kadar taşınması, "Bakanlık bütçeyi nereye harcıyor?" sorusunu daha sert bir şekilde sormamıza neden oluyor.

"Okullara ödenek göndermeyip güvenliği velinin sırtına yükleyen anlayış, bugün yaşanan şiddetin en büyük sorumlusudur. 1,9 trilyon liralık bütçe, bir çocuğun can güvenliğinden daha mı kıymetli?"

çözüm bekleyen acil başlıklar

Sertleşen tartışmaların gölgesinde, eğitim camiası MEB'den şu somut adımları bekliyor:

  1. Kadrolu Güvenlik: Okullara geçici değil, profesyonel ve kadrolu güvenlik personeli istihdam edilmesi.

  2. Teknolojik Kuşatma: X-ray cihazları, akıllı kamera sistemleri ve turnikelerin her okul için standart hale getirilmesi.

  3. Yasal Zırh: Okul içinde öğretmene veya öğrenciye yönelik şiddetin cezasız kalmayacağı, caydırıcı bir "Eğitimde Şiddeti Önleme Yasası"nın hayata geçirilmesi.

Benzer Videolar