Dağ Fare Doğurdu: Yerel Medya Buluşması mı, “Anlatın Dinleyelim” Tiyatrosu mu?
Dağ Fare Doğurdu: Yerel Medya Buluşması mı, "Anlatın Dinleyelim" Tiyatrosu mu?
Geçtiğimiz günlerde bu kürsüden haykırmış, yapılacak olan Doğu Akdeniz Yerel Medya Buluşması’nın ölü doğacağını, yerel basının gerçek dertlerine derman olmayacağını söylemiştik. Haklı çıkmanın verdiği o buruk gururla bugün bir kez daha soruyoruz: Bu toplantı kimin içindi?
Biz o gün "gitmiyoruz" dedik, çünkü sahnenin nasıl kurulduğunu biliyorduk. Nitekim Adana’daki o salonda tam da beklediğimiz manzara yaşandı: Konuşmacılar konuştu, yerel gazeteciler dinledi. ### Yerel Basın Figüran Değildir! Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nin "Yerel Medya Buluşmaları" adı altında beşincisini düzenlediği bu organizasyon, maalesef yerel basını bir "özne" olarak değil, bir "dinleyici kitlesi" olarak konumlandırdı. Adana’nın, Hatay’ın, Mersin’in tozunu yutan, ekonomik krizle boğuşan, matbaasını döndüremeyen, internet sitesinin sunucu masrafını ödeyemeyen yerel gazeteci, salona gidip "merkezi otoritenin" çözüm önerilerini dinlemek zorunda bırakıldı.
-
Hani Sorunların Çözümü?
-
Hani Yerel Basının Kürsüsü?
İl başkanları, belediye başkanları ve genel başkan yardımcıları mikrofonu eline alıp "Yerel basın şehrin sesidir" diye methiyeler düzdüler. Doğru, şehrin sesiyiz! Ama o sesi duymak yerine, kendi sesinizi yankılatmayı tercih ettiniz. Yerel basının sorunlarını konuşmak için toplanan bir yerde, sürenin %90’ını Ankara’dan gelenlerin ve protokolün kullanması tam bir "dağ fare doğurdu" vakasıdır.
Silivri Selamıyla Sorunlar Çözülmüyor
Zeydan Karalar başkanın Silivri’ye selam göndermesi, özgür düşünce vurgusu yapması elbette kıymetlidir; ancak yerel basının karnı bu "genel siyaset" soslu cümlelere tok. Bizim yerel gazetecimiz; belediye ilanlarının adil dağıtılıp dağıtılmadığını, yerel yönetimin eleştiriye ne kadar tahammül ettiğini, kapıdaki icra memuruna ne diyeceğini sormak istiyor. Ama format öyle bir ayarlanmış ki, yerel gazeteci ancak "soru-cevap" kısmında, o da vakit kalırsa üç beş cümle edebiliyor.
Sonuç: Bir Fotoğraf Karesinden Öteye Geçemedi
Bölgedeki 8 ilden gelen meslektaşlarımızın emeğine yazık oldu. Ankara’nın "yerel medyaya değer veriyoruz" imajı çizme çabası, sahada karşılığı olmayan bir halkla ilişkiler çalışmasından öteye gidememiştir.
Türkeş Manga olarak bir kez daha söylüyorum: Yerel basını kurtaracak olan şey, yukarıdan aşağıya dikte edilen "çözüm önerileri" değil; yerelin bizzat kendisinin dinlendiği, eşitler arası bir diyalog zeminidir.
Siz konuştunuz, biz dinledik... Peki, yerel basının kanayan yarasına hangi merhemi sürdünüz? Cevap kocaman bir HİÇ.