Öğrenme Güçlüklerinin Erken Teşhisinde Umut Verici Çalışma Yayınlandı
Harfleri veya kelimeleri tanımada zorluk, okuma veya yazma hızının yaşıtlarından düşük olması gibi birçok belirtiyle kendini gösteren öğrenme güçlükleri (disleksi, dispraksi, diskalkuli vb) beynin bazı bölgelerindeki farklılıklar veya işlev bozuklukları nedeniyle ortaya çıkıyor. Erken tanının önem taşıdığı bu sorun karşısında ya belirtiler yeterince anlaşılmıyor ya da başka durumlarla karıştırılabiliyor. Bu kapsamda Bahçeşehir Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Günet Eroğlu’nun Diagnostics dergisinde yayınlanan Elektroensefalografi Tabanlı Nöroinflamasyon Teşhisi ve Öğrenme Güçlüklerindeki Rolü adlı makalesi öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların tanısında elektroensefalografi (EEG) temelli yapay zekâ modellerinin umut verici sonuçlar verdiğini ortaya koydu.
Dr. Günet Eroğlu
Disleksi (okuma güçlüğü), diskalkuli (matematik güçlüğü) ve disgrafi (yazma güçlüğü) olarak bilinen öğrenme güçlükleri yaşayan çocuklar "yaramaz", "tembel" veya "dikkatsiz" olarak etiketlenebiliyor. Fakat bu durumlar; zekâ geriliği veya tembellikten değil, beynin bilgiyi işleme biçimindeki nörolojik farklılıklardan kaynaklanıyor.
Öğrenme güçlüklerinin başarılı bir şekilde yönetilmesinde en kritik faktörü erken tanı oluşturuyor. Genellikle okul öncesi veya ilkokulun ilk yıllarında fark edilen (harfleri karıştırma, yavaş okuma, kelime haznesinde güçlükler, sayıları tersten yazma) gibi belirtiler aileler ve öğretmenler tarafından dikkatle izlenmesi gerekiyor. Çünkü bu sorun çoğu zaman yeterince anlaşılmıyor ya da başka durumlarla karıştırılabiliyor.
Bu kapsamda öğrenme güçlüklerinin erken tanısı için önemli bir araştırma yayınlandı. Bahçeşehir Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Günet Eroğlu’nun Diagnostics dergisinde kaleme aldığı Elektroensefalografi Tabanlı Nöroinflamasyon Teşhisi ve Öğrenme Güçlüklerindeki Rolü adlı makale, umut verici sonuçları ortaya çıkardı.
Araştırma, EEG verilerinden elde edilen 70 farklı özelliğin, bir yapay sinir ağı (YSA) modeliyle analiz edilmesine dayanıyor. Bu model, öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklar ile sağlıklı kontrol grubunu birbirinden ayırmada olağanüstü bir başarı gösterdi. Modelin performansını değerlendirmek için kullanılan 5-katlı çapraz doğrulama (5-fold cross-validation) testinde, modelin yüzde 99.49'luk ortalama bir doğruluk oranına ulaştığı belirlendi. Bu yüksek doğruluk, daha önce uzun süreli gözlem ve testlerle yapılan tanılama sürecinin, kısa ve güvenilir bir EEG uygulamasıyla desteklenmesini mümkün kılıyor.